Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın içler
Belirtme (-i) ici içleri
Yönelme (-e) ice içlere
Bulunma (-de) içte içlerde
Çıkma (-den) içten içlerden
Tamlayan icin içlerin

-ci

[düzenle]

-çi

[1] herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. - Ç. Altan
[2] oyuk şeylerin boşluğu
[3] cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta
Tahtanın içi çürümüş.
{4] nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara
[5] ten ile dış giysiler arası
Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum. - E. Bener
[6] kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm, kabuğun içindeki kısım
Ekmek içi. Ceviz içi.
[7] pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım
[8] mide, bağırsak, karın
İçi bulanmak. İçi sürmek.
[9] akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri
İçimizdeki sevinçleri, kederleri paylaşacak insan nerede? - S. F. Abasıyanık
[10] bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan
Yurt içi ulaşım. Şehir içi haberleşme. Aile içi ilişkiler.
[11] değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım
[12] muhteva
[13] bir şeyin görünmeyen gizli kısmı, bâtın
[14] aynı cinsten şeylerin meydana getirdiği topluluk
bizden biri.
[15] kalb, gönül
Bu iç yangını bitmez.
[16] vicdan
Bu konuda için ne diyor?
[17] merkeze daha yakın kesim veya şey
iç Anadolu.
[18] bir şeyin sınılarında dahilinde kalan
[19] manevi varlığımız
[20] bir hâlin tamamı
Sevgi içinde yüzüyor.
[21] (yiyecekler) dolma, sarma, mantı, börek gibi yiyeceklerin içine konulmak üzere hazırlanan malzeme

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe:

Deyimler[düzenle]

iç açıcı, iç açmak, iç fırtınasına tutulmak, iç güveysinden hallice, içi götürmemek, içi kararmak, iç dökmek, iç etmek, iç tabaka, iç tarafı, iç tutmak, içi içine sığmamak, içi geçmek, içi gitmek, içi yanmak, içi içine sığmamak, içi içini yemek, iç etmek, iç çekmek, içine atmak, içten pazarlıklı, içine doğmak, iç yapısı

Atasözleri[düzenle]

İçgüveysi iç ağrısı

Benzer sözcükler[düzenle]

[1] içeri, uçkur, ez ez de suyunu iç

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

[1] iç işleri, içe kapanık, iç dil, iç deniz, iç açıcı, iç içe, iç kale, içten içe, içbükey, iç mesele, iç siyaset

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] içgüdü, içerik, içermek, içerlek, içsel, içe dönük

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[1] dış

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: ""

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan
İç kapının perdesi yanlara doğru açıldı. - P. Safa
[2] insanın manevi varlığıyla ilgili olan
İç dünyamız.

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] iç

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] iç

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe:

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] iç

Ön ad[düzenle]

[1] hiç

Tatarca[düzenle]

Ünlem[düzenle]

[1] ya

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

[1] iç