İçeriğe atla

cins

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi جنس‎ (cins) sözcüğünden devralındı, Arapça جِنْس‎ (cins) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

cins (belirtme hâli cinsi, çoğulu cinsler)

(ad): Cihazları şarja veya bilgisayara takmaya yarayan bağlantı girişi cinsleri (1)
  1. Başlıca nitelikleri aynı olan ve aralarında çok yakın benzerlikler bulunan varlık veya nesneler topluluğu.
    • eş anlamlıları: tür, nevi
    • Lâlelerin cinsleri günden güne çoğalıyor, soğanları akıl almayacak fiyatlarla satılıyordu. - A. H. Çelebi
  2. (biyoloji) soy kelimesinin eş anlamlısı
    • Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur. - M. E. Yurdakul
  3. (biyoloji) Pek çok ortak özelliği bulunan türler topluluğu.

Çekimleme

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

cins

(ön ad): Adam, çok cins bir atı tutuyor. (1)
  1. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan.
    • Mümtaz bu hayattan Mahmutpaşa'nın çığlığı içine çıktığı zaman, bir mahzende cins bir şarapla sarhoş olduktan sonra güneşe çıkanların sarhoşluğunu duyardı.
      — 2022, Ahmet Hamdi TANPINAR, Huzur, 39. baskı, Dergâh Yayınları, s. 46
  2. (argo) Garip, tuhaf olan.
    • "Yaşar haklıydı, ‘Ne cins adamsın be!’ demişti. ‘Ne yapacağın hiç belli değil." - Cemil Kavukçu

Atasözleri

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

cins adı, cins cibilliyet, cins cins, cinsilatif, cins ismi, alt cins, kul cinsi, ayrı cinsten

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler
ön ad

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "CİNS :"
  • Nişanyan Sözlük'te: cins.

Azerice

[düzenle]

cins (cins)

  1. cins