kabuk
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kabuk (belirtme hâli kabuğu, çoğulu kabuklar)





- Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm.
- eş anlamlısı: kışır
- Ağaç kabuğu.
- Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü.
- Ekmeğin kabuğundan iki parça koparıp çanağın içine atıyorsun, kaşığınla çevirip bastırıyorsun, sararıp şişiyorlar; ağır ağır çiğneyip yutuyorsun.— Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 103, Can Sanat Yayınları
- (coğrafya) Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman.
- Yer kabuğu.
- (patoloji) Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm.
- (hayvan anatomisi) Bir hayvanı dıştan örten kitin, kalker, silis içeren, kemiksi veya boynuzsu örtü.
- eş anlamlısı: kavkı
- Herhâlde kabuklu bir deniz hayvanının kabuğu kesmiş olacak. - S. F. Abasıyanık
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]kabuğu dışına çıkmak, kabuğuna çekilmek, kabuğunu çatlatmak, kabuğunu kırmak, kabuk bağlamak, kabuk tutmak, kabuk gibi