İçeriğe atla

nokta

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi نقطه, o da Arapça نُقْطَة (nuḳṭa) sözcüğünden gelmektedir.

nokta (belirtme hâli noktayı, çoğulu noktalar)

  1. Biçimi kalemin kâğıda bir defa dokunması ile meydana gelen ben gibi ufak şekil.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. yer.
    • 1996: Orhan PAMUK, 1996 Daha Önceden Burada, Öküz, 26s. 2
      "Oraya, yolun o noktasına geri dönersem, yolun ortasında durup o manzaraya baktığım yere geri döner de yoluma hiç devam etmez beklersem hayatım bambaşka bir şekilde devam edecekti."
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm.
    •  Genç adam o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
    •  Orada polis noktası var.
  6. nöbetçi.
    •  O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. - Ömer Seyfettin
  7. (mecaz) aşama.
    •  Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada...
  8. (dil bilgisi) Yazıda cümlenin veya küçük harfle yapılan kısaltmaların sonunda, sıra gösteren sayılardan sonra, tarih yazarken gün, ay ve yıl bildiren rakamların arasına, sayı basamaklarını belirlemek için kullanılan noktalama işareti (.).
  9. (matematik) Hiçbir boyutu olmayan işaret.
  10. (spor) orta nokta.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

nokta koymak, noktasına virgülüne dokunmadan

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

nokta atışı, noktainazar, nokta memuru, nokta nokta, nokta turizmi, noktası noktasına, başnokta, iki nokta, kara nokta, karanlık nokta, kırmızı nokta, kilit nokta, kör nokta, maddesel nokta, orta nokta, ölü nokta, sarı nokta, siyah nokta, üç nokta, alevlenme noktası, başa baş noktası, başlangıç noktası, başlama noktası, başucu noktası, besleme noktası, boğumlanma noktası, buharlaşma noktası, can noktası, çıkış noktası, dayanak noktası, denetim noktası, doğu noktası, donma noktası, doruk noktası, doyma noktası, doyum noktası, dönüm noktası, düğüm noktası, ergime noktası, güney noktası, güz noktası, hareket noktası, ilkbahar noktası, izabe noktası, kavrama noktası, kaynama noktası, kerteriz noktası, kırılma noktası, kuzey noktası, nirengi noktası, odak noktası, parlama noktası, penaltı noktası, polis noktası, püf noktası, santra noktası.

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça

nokta

  1. nokta

Deyimler

[düzenle]

cim karnında bir nokta

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki