İçeriğe atla

akıl

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Akıl, Âkil, akil

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi عقل, Arapça عَقْلْ (ʿaḳl).

akıl (belirtme hâli aklı, çoğulu akıllar)

  1. (zihin) Düşünme, anlama ve kavrama gücü; us.
    • "Akıl olmazsa para hiçbir işe yaramazdı. İşte arkadaşlarının hâli!.." - Ömer Seyfettin
  2. Herhangi bir konuda salık verilen yol.
    • "Dilâver Ağa, ‘denize düşen usturaya sarılır’ hesabı, bu aklı beğenmiş oldu." - Kemal Tahir
  3. Bir şeyi başka bir şeyden ayırt etme gücü.
    • "Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve!" - Ahmet Kutsi Tecer
  4. (ruh bilimi) bellek
    • "Hâlâ aklımda o tufan yağmuru." - Cahit Sıtkı Tarancı

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

akıl alır gibi değil, akıl almak, akıl almamak, akıl bırakmamak, akılda kalmak, akıldan çıkarmak, akıldan çıkmak, akıl danışmak, akılda tutmak, akıl durdurmak, akıl erdirememek akıl ermemek, akıl erdirmek, akıl ermek, akıl etmek, akıl havsala almamak, akıl işi değil, akıl öğretmek, akıl sır ermemek, akıl terelelli, [[ akıl terelelli olmak, akıl var, izan var, akıl var mantık var, akıl vermek, akıl yürütmek, akla durgunluk vermek, akıllara durgunluk vermek, akla şaşkınlık vermek, akla fenalık vermek, akla gelmek, akla gelmemek, akla gelmeyen başa gelir, akla hayale gelmemek, akla sığar gibi, akla sığmamak, aklı almamak, aklı başa yaş getirir, aklı başına gelmek, aklı başından gitmek, aklı başka yerde olmak, aklı bir karış yukarıda olmak, aklı bir karış havada olmak, aklı beş karış havada olmak, aklı beş karış yukarıda olmak, aklı bir yerde olmak, aklı bokuna karışmak, aklı çıkmak, aklı dağılmak, aklı durmak, aklı fikri bir şeyde olmak, aklı gitmek, aklı kalmak, aklı karışmak, aklı kesmek, aklı kesmemek, aklıma gelen başıma geldi, aklına bir şey gelmek, aklına bir şey gelmesin, aklına düşmek, aklına esmek, aklına geleni işleme, her ağacı taşlama, aklına geleni söylemek, aklına geleni yapmak, aklına getirmek, aklına getirmek, aklına koymak, aklına koymak, aklına mukayyet olmak, aklına sığdırmak, aklına sığmamak, aklına şaşayım, aklına şaşarım, aklına takmak, aklına turp sıkayım, aklına tüküreyim, aklına uymak, aklına yatmak, aklına yelken etmek, aklında kalmak, aklından çıkarmamak, aklından çıkmak, aklından geçirmek, aklından geçmek, aklından zoru olmak, aklında olsun, aklında kalsın!, aklında tutmak, aklını bozmak, aklını başına almak, aklını başına toplamak, aklını başına devşirmek, aklını başından almak, aklını başka yere vermek, aklını çalmak, aklını çelmek, aklını devşirmek, aklını kaçırmak, aklını karıştırmak, aklını kullanmak, aklının ayarını bozmak, aklının bir köşesine yazmak, aklının köşesinden geçmemek, aklının terazisi bozulmak, aklının ucundan bile geçirmemek, aklını oynatmak, aklını peynir ekmekle yemek, aklını şaşırmak, aklını takmak, aklını yormak, aklınla bin yaşa, aklın süzgecinden geçirmek, aklı sonradan gelmek, aklı takılmak, aklı yatmak, aklı zıvanadan çıkmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

akılalmaz, akıl defteri, akıl dışı, akıl dişi, akıl doktoru, akıl hastanesi, akıl hastası, akıl hocası, akıl kârı, akıl kethüdası, akıl kumkuması, akıl kutusu, akıl küpü, akıl zayıflığı, akıldan yoksun, akıllara seza, akıllara şifa, akıllara zarar, akıllara ziyan, koyma akıl, oyma akıl, akla yakın, akla yatkın, akla zarar, akla ziyan, aklı başında, aklıevvel, aklı kıt, aklıselim, aklı sıra, aklı tam ayar, aklı yetik


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: a‧kıl

Köken

[düzenle]

Arapça عَقْل (ʿaḳl) sözcüğünden.

akıl

  1. akıl

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki