İçeriğe atla

karın

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: karin

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

Söyleniş

[düzenle]

karın (belirtme hâli karnı, çoğulu karınlar)

Kadın, karnını açmış (1)
Karın (2)
  1. (anatomi) İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi.
    • eş anlamlısı: batın
    • Şuursuz bir acele ile mahmuzlarını atının karnına vurdu. - Ö. Seyfettin
  2. (jinekoloji) döl yatağı kelimesinin eş anlamlısı
    • Fakat karnındaki çocuk da bu insanüstü erkeğin bir parçasıydı. - H. E. Adıvar
  3. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm:
    • Geminin karnı. Şişenin karnı.
  4. (anatomi) mide kelimesinin eş anlamlısı
    • Karnım aç, elim ayağım donmuş gibi. - H. E. Adıvar
  5. (mecaz) İçten geçen, gönüldeki şey.
    • Ben senin karnındakini ne bileyim?
  6. (mecaz) Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme.
  7. (fizik) Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar.


Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

karın ağrısı, karın boşluğu, karın tarafı, karın zarı

karın

  1. kar sözcüğünün çekimi:
    1. tamlayan tekil
    2. ikinci tekil şahıs iyelik tekil
  1. karı sözcüğünün ikinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "KARIN :"
  • Nişanyan Sözlük'te: karın.

Ek okumalar

[düzenle]