karın
Görünüm
| Ayrıca bakınız: karin |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]karın (belirtme hâli karnı, çoğulu karınlar)


- (anatomi) İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi; batın
- Şuursuz bir acele ile mahmuzlarını atının karnına vurdu. - Ö. Seyfettin
- (anatomi) döl yatağı; rahim
- Fakat karnındaki çocuk da bu insanüstü erkeğin bir parçasıydı. - H. E. Adıvar
- Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm:
- Geminin karnı. Şişenin karnı.
- (anatomi) mide
- Karnım aç, elim ayağım donmuş gibi. - H. E. Adıvar
- (mecaz)çten geçen, gönüldeki şey:
- Ben senin karnındakini ne bileyim?
- (mecaz) Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme.
- (fizik) Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar.
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Ad
[düzenle]karın
- kar (ad) sözcüğünün çekimi:
- tamlayan tekil
- ikinci tekil şahıs iyelik tekil
Ad
[düzenle]karın
- karı (ad) sözcüğünün ikinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "karın" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de karın