yaklaşmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: yak‧laş‧mak
Eylem
[düzenle]yaklaşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yaklaşır)
- Aradaki mesafeyi azaltacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek.
- Aradaki süreyi azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak; yakınlamak.
- Eve geldiği zaman saat on bire yaklaşıyordu.— 2022, Ahmet Hamdi TANPINAR, Huzur, 39. baskı, Dergâh Yayınları, s. 335
- Benzemek, andırmak, uygun olmak.
- Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek.
- "Gösteriye dayalı dallarla edebiyat arasındaki ayrıma ün kavramıyla yaklaşabiliriz." - Tomris Uyar
- Bir kadına ya da erkeğe romantik hisler beslemeye başlamak.
- Haydar, karanlık yönüne teslim olduğu o korkunç günden sonra hiçbir kadına doğru dürüst yaklaşmadı.— 2015, Emrah POLAT, Köpek Adamlar, İletişim Yayınları, s. 56
- yakınlaşmak
- "Arkasından yaklaşarak bir tokatta kasketini mangala düşürebilirim." - Yusuf Atılgan