olmamak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

olmama + -k, ol + -ma + -mak

Söyleniş[düzenle]

  • IPA(anahtar): /ˈoɫ.ma.mac/
  • Heceleme: ol‧ma‧mak

Eylem[düzenle]

olmamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi olmaz)

  1. bulunmamak
    Orada olmadığı için dağıtımdan istifade edemedi.
  2. bir durumdan başka bir duruma geçmemek
  3. bir görev, mamakam, şan veya vasıf kazanmamak
    Okumamak, eczacı olmamak bu sayılı inatlarından biri ve ilkiydi.
  4. bir isim veya sıfatın belirttiği durumu almamak
    Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olmayacak.
    Su, daha buz olmadı.
    Tifo ve verem olmamak için aşı oldu.
  5. bir kuruluşla, teşkilatla ilgili bulunmamak, mensup olmamak
    Partili olmamak.
  6. bir olayla karşılaşmamak, başına kötü bir şey gelmemek
    Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı.
  7. bir şey, birinin mülkiyetine geçmemek
    Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olmasın istedi, hepsini satıp parayı fakirlere dağıttı.!
  8. bir şeyi elde etmemek
    Mal sahibi olamayacağıma göre yapacak bir şey yoktu.
  9. bir yerde doğmuş, yaşamış olmamak
    Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir?
  10. ek fiilin geniş zamanı olan -dır/-dir anlamında kullanılan bir söz
    Annesi olmuyor, teyzesi oluyor.
  11. gerçekleşmemek veya yapılmamak
  12. hazırlanmamak, hazır duruma gelmemek
    Çay daha olmadı.
  13. geçmemek, tamamlanmamak
    Daha iki yıl olmadı.
  14. herhangi bir durumda bulunmamak
  15. kaybetmemek, elinden kaçırmamak
    Tembelliği yüzünden işinden olmadı, üç kâğıtçılığından kaybetti.
  16. meydana gelmemek, varlık kazanmamak, vuku bulmamak
    En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için olmadı.
  17. sarhoş olmamak
    Daha adamamakıllı olmamışsın.
  18. sürdürmemek, yürütmemek
    İlişkilerimiz dostça olmadığı için artık onunla görüşmüyorum.
  19. uygun düşmemek, yerinde görülmemek
    Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur.
  20. uymamak, tam gelmemek
    O kada koca kafalıyım ki dükkândaki en büyük şapka dahî başıma olmadı.
  21. yaklaşmamak, gelip çatmamak
    Bir türlü sabah olmadı.
  22. yetişmemek, olgunlaşmamak
    Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı.
  23. yol açmamak
    Bu davranışın ona çok zararı olmadı, çünkü etrafı onu seviyordu.

Eş anlamlılar[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Yardımcı eylem[düzenle]

olmamak

  1. sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme v.s. bildiren fiilleri meydana getirir
  2. hastalığa yakalanmamak, tutulmamak