olmamak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

olmamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi olmaz) olmamak -az

[1] meydana gelmemek, varlık kazanmamak, vuku bulmamak
[2] gerçekleşmemek veya yapılmamak
[3] bir görev, mamakam, şan veya vasıf kazanmamak
[4] bir şeyi elde etmemek
[5] bir durumdan başka bir duruma geçmemek
[6] herhangi bir durumda bulunmamak
[7] uygun düşmemek, yerinde görülmemek
[8] yetişmemek, olgunlaşmamak
[9] hazırlanmamak, hazır duruma gelmemek
[10] bulunmamak
[11] geçmemek, tamamlanmamak
[12] sürdürmemek, yürütmemek
[13] bir kuruluşla, teşkilatla ilgili bulunmamak, mensup olmamak
[14] yaklaşmamak, gelip çatmamak
[15] bir şey, birinin mülkiyetine geçmemek
[16] ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz
[17] sarhoş olmamak
[18] uymamak, tam gelmemek
[19] kaybetmemek, elinden kaçırmamak
[20] bir yerde doğmuş, yaşamış olmamak
[21] bir olayla karşılaşmamak, başına kötü bir şey gelmemek
[22] yol açmamak
[23] bir isim veya sıfatın belirttiği durumu almamak

Söyleniş[düzenle]

IPA: ˈolmamac

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ol·ma·mak

Eş anlamlılar[düzenle]

[4] edinmemek

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[*] olmak

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

[1] güzel olmamak, kimsesi olmamak, parası olmamak, sağlıklı olmamak

Örnekler[düzenle]

[1] En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için olmadı.
[3] Okumamak, eczacı olmamak bu sayılı inatlarından biri ve ilkiydi.
[4] Mal sahibi olamayacağıma göre yapacak bir şey yoktu.
[7] Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur.
[8] Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı.
[9] Çay daha olmadı.
[10] Orada olmadığı için dağıtımdan istifade edemedi.
[11] Daha iki yıl olmadı.
[12] İlişkilerimiz dostça olmadığı için artık onunla görüşmüyorum.
[13] Partili olmamak.
[14] Sabah olmadı.
[15] Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olmasın istedi, hepsini satıp parayı fakirlere dağıttı.!
[16] Annesi olmuyor, teyzesi oluyor.
[17] Sen daha adamamakıllı olmamışsın.
[18] O kada koca kafalıyım ki dükkândaki en büyük şapka dahî başıma olmadı.
[19] Tembelliği yüzünden işinden olmadı, üç kâğıtçılığından kaybetti.
[20] Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir?
[21] Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı.
[22] Bu davranışın ona çok zararı olmadı, çünkü etrafı onu seviyordu.
[23] Su, daha buz olmadı.
[24] Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olmayacak.
[25] Tifo ve verem olmamak için aşı oldu.

Deyimler[düzenle]

abdestinde namazında olmamak
adam olmamak
ağaç olmamak
ağzı dört köşe olmamak
aklından zoru olmamak
aleyhte olmamak
alnı açık yüzü ak olmamak
alnına yazılmış olmamak

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[*] olamamak, oldurmamak, olunmamak

Köken[düzenle]

Türkçe ol + -ma + -mak, olmama + -k

Yardımcı eylem[düzenle]

[1] sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme v.s. bildiren fiilleri meydana getirir
[2] hastalığa yakalanmamak, tutulmamak