yerinde

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Belirteç[düzenle]

[1] zamanı, yeri uygun düşerek gerektiği şekilde, durumunda
Yerinde konuşmak.
Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde. - M. Ş. Esendal

Söyleniş[düzenle]

IPA: /jeɾinˈde/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ye·rin·de

Köken[düzenle]

Türkçe:

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
yerinde daha yerinde en yerinde
[1] iyi, yeterli
Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam.” - M. Ş. Esendal

Söyleniş[düzenle]

IPA: /jeɾinˈde/, karşılaştırma derecesi IPA: /daˈha jeɾinˈde/, üstünlük derecesi IPA: /ˈen jeɾinˈde/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ye·rin·de

Deyimler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır

Ad (çekim)[düzenle]

[1] yer kelimesinin 2. ve 3. tekil şahıs sahiplik şeklinin bulunma hâli

Söyleniş[düzenle]

IPA: /jeɾinˈde/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ye·rin·de