İçeriğe atla

tutulmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

tutulmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tutulur)

Balık tutulmuş (1)
Güneş tutuldu (2)
Adam, kadına tutulmuş (7)
  1. tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
    • Ercüment Ekrem Talu , '
      "Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu."
  2. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
  3. ünlü olmak, meşhur olmak
  4. tutuk duruma gelmek
  5. kapatılmak, sarılmak
    • İhsan Oktay Anar , '
      "Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler"
  6. bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
    • Halikarnas Balıkçısı , '
      "Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı."
  7. birine tutkun olmak, sevmek
    • 2013: İpek s. Burnett, 2013, Romancı, sayfa 109 , Yapı Kredi Yayınları
      "Nasıl olur diyeceksin, tanımadığın bir adama bir anda böyle ateş gibi tutulmak."
    • 2014: Nalân KİRAZ, 2014, Gölgeli Konak, sayfa 111 , Alakarga Sanat Yayınları
      "Bu zarif adam kendi hislerine ilişkin tek bir söz etmese de, Nesrin'in adını anışında yüzünün parlayışından, gözlerinin renginin iyice açılarak parlak bir sarıya dönüşmesinden gitgide ona sırılsıklam tutulduğunu biliyordum."
  8. (hastalığa) yakalanmak
    • Necati Cumalı , '
      "Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu."
  9. (spor) takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak

Deyimler

[düzenle]

iç fırtınasına tutulmak, nutku tutulmak, yağmurdan kaçıp doluya tutulmak

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. tutulmak
  2. yakalanmak

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

tutulmak

  1. tutulmak
  2. kapanmak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.