tutulmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

tutulmak -ur tutulmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tutulur)

[1] tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu. - E. E. Talu
[2] Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
[3] ünlü olmak, meşhur olmak
[4] tutuk duruma gelmek
[5] kapatılmak, sarılmak
Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler. - İ. O. Anar
[6] bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı. - Halikarnas Balıkçısı
[7] birine tutkun olmak, sevmek
[8] yakalanmak
Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu. - N. Cumalı
[9] (spor) takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak

Köken[düzenle]

Türkçe

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. tutulmak
  2. yakalanmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. tutulmak
  2. kapanmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.