İçeriğe atla

hazır

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça حَاضِر (ar) (ḥāḍir)

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: ha‧zır

Ön ad

[düzenle]

hazır (karşılaştırma daha hazır, üstünlük en hazır)

  1. Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan; anık, amade, müheyya
    • Her şey emre müheyya, hazır bir vaziyette bekliyor. - E. M. Karakurt
  2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş.
    • Yemek hazır, buyurun.
  3. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.
    • 2021: Elif Nur AYBAŞ, 2021, Çocukluk Ormanına Altı Olta, sayfa 35 , Varlık Yayınları
      "Annesiyle ablası birbirlerine el verip kendilerine güzel bir elbise diktiler. Hani çok isteseler hazır da alırlardı. Kumaşıydı, ipiydi, süsüydü, düğmesiydi, elektrik faturasıydı derken bir hazır parası ediyor zaten ama annelerini zanaatini boşa harcamak istemedi."

Belirteç

[düzenle]

hazır

  1. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak.
    • İçindeki her şeyle birlikte dünyayı fethetmeye artık kendilerini hazır hissediyorlardı. - İ. O. Anar
  2. Fırsattan yararlanarak.
    • Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım. - R. N. Güntekin

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

hazıra dağlar dayanmaz, hazıra konmak, hazır bulunmak, hazır olmak, hazırdan yemek, hazırda olmak, hazır etmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

hazır beton, hazırcevap, hazır çorba, hazır değer

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

hazır

  1. hazır

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça

Ön ad

[düzenle]

hazır

  1. hazır

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Karaçay Balkarca

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.
  1. kafkas erkek giyiminin göğsündeki fişeklikler