uymak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ujˈmac/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: uy·mak

Eylem[düzenle]

uymak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uyar) -ar

  1. ölçüleri birbirini tutmak
    Ayakkabı ayağına iyi uydu.
  2. renk, biçim v.s. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek
    Kravat ceketine uymuş.
  3. zevke, anlayışa uygun düşmek
    Sizin tutumunuz bizim görev anlayışımıza uyuyor.
  4. bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek
    Şu acayip sevdaları bırak, muhite uy, zamana uy, hayatını mükemmel kazanırsın. - P. Safa
  5. bağlı kalmak, tabi olmak
    Birtakım kayıt ve şartlara uymalıydı.
  6. uygun düşmek, münasip olmak
    Her cihette birbirine uyacak kadın erkek bulmak dünyada kabil değildir. - H. C. Yalçın

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "uymak"

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. yüksük
  2. bir kabile ismi

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. uymak
  2. birine bağlı olmak