makam
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ma‧ka:m
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]makam (belirtme hâli makamı, çoğulu makamlar)

- (kamu yönetimi) Devlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet; kat, huzur, mansıp, mevki, post.
- Durulan yer, mekân tutulan yer.
- "İnsan değil, gökyüzündeki makamını şaşırarak yere inmiş bir melektir." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- (odalar) makam odası
- "29 Ekim günü, kaymakam makamında tebrikleri kabul eder, sonra Cumhuriyet Alanı’na gidilir." - Oktay Güvemli
- Bir velinin veya büyük bir zatın defnedildiği veya defnedilmediği hâlde onun adına yapılmış türbe; ziyaret yeri.
- "Kâhta’nın ziyaretgâhı ve mesire yeri de Suraka Hazretlerinin makamı." - Münevver Ayaşlı
- (makam) Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.
- "Rast makamında 15. yüzyıldan bize kalan tüm eserler Meragi’ye ait olup hepsi ladinîdir." - Halûk Yücel
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]makam arabası, makam odası, makam otomobili, makam ödeneği, makam şoförü, makam tazminatı, adli makam, basit makam, birleşik makam, fıstıki makam, mürekkep makam, başkanlık makamı, iddia makamı
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "makam" maddesi
Endonezce
[düzenle]Ad
[düzenle]makam