kaçırmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ka‧çır‧mak
Eylem
[düzenle]kaçırmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kaçırır)
- Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak.
- Bir işi belirlenen zamanda yapamamak.
- Zor kullanarak yanında götürmek; kaldırmak.
- Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek.
- Yararlanamamak.
- Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak.
- (suç) Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek.
- (suç) Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak.
- Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek.
- Sıvı, gaz vb. sızdırmak.
- İstemeyerek altını kirletmek.
- (zihin) delirmek.
- Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek.
- Birini veya bir şeyi göstermemek.
- (spor) Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak.
- (futbol, basketbol) Futbol veya basketbolda savunma yaptığı oyuncunun topla yanından geçmesine engel olamamak.
Deyimler
[düzenle]aklını kaçırmak, altına kaçırmak, dozunu kaçırmak, döviz kaçırmak, ipin ucunu kaçırmak, kantarın topuzunu kaçırmak, tadını kaçırmak
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kaçırmak" maddesi