kol

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

kol (belirtme hâli kolu, çoğulu kollar)

[1] İnsan kolu
Vikipedi
kol hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (anatomi) insan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm
  2. (giyim) giyside vücudun bu bölümünü saran parça
    Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. - O. C. Kaygılı
  3. (mühendislik) makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça
  4. (anatomi) koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü
  5. (bitki anatomisi) ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal
  6. (müzik) bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü
  7. koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça
  8. bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş
    Türk Dil Kurumunun bilim ve uygulama kolları.
  9. (toplum) karakol
    Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu. Rahatça eğlenebilirlerdi. - R. H. Karay
  10. takımı, ekip, grup
    Öteki koldaki iki hamlacıdan birisi acınacak bir zayıflıktaydı. - S. F. Abasıyanık
  11. (askeriye) kanat
    Sağ kol.
    Sol kol.
  12. dizi, düzen
    Yürüyüş kolu.
  13. (denizcilik) bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri

Yazılışlar[düzenle]

Eski Yazı: قول

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "kol"

Çeviriler[düzenle]

Endonezce[düzenle]

[düzenle]

  1. (turpgiller, sebzeler) lahana

Faroe dili[düzenle]

[düzenle]

  1. (kimya) kömür

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

  1. (anatomi) kol

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: qol

Atasözleri[düzenle]

Ak curun akmazsa kara curun kol gibi
Baş yarılır börk içinde, kol kırılır kürk içinde

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

İsveççe[düzenle]

[düzenle]

  1. (kimya, elementler) karbon

İzlandaca[düzenle]

[düzenle]

  1. (kimya) kömür

Norveççe[düzenle]

[düzenle]

  1. (kimya) kömür