taraf
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi طرف, Arapça طَرَف (ṭaraf).
Ad
[düzenle]taraf (belirtme hâli tarafı, çoğulu taraflar)
- Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri; yüz, cenah, canip.
- yön.
- …nın bulunduğu yer.
- İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.
- Aynı olay Türk tarafında başka türlü, Rum tarafında başka türlü aktarılır.— Sezai SARIOĞLU, 1996, “Şehir Aşkıyasi”, Öküz, 24. sayı, s. 11
- Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
- Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
- İyelik ve diğer çekim ekleriyle kullanıldığında bahsedilen kimse veya varlığı belirtir.
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]taraf tutmak, tarafını tutmak, birinden tarafa olmak, birinden tarafa çıkmak, taraf çıkmak, taraf olmak, taraf gözetmek.
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]alt tarafı, ana tarafı, baba tarafı, erkek tarafı, kız tarafı, oğlan tarafı, üst tarafı.
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "taraf" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]taraf
- taraf
- istekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden ya da iki topluluktan her biri
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Tatarca
[düzenle]Ad
[düzenle]taraf