taraf

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi طرف‎, Arapça طَرَف(ṭaraf).

Telaffuz[düzenle]

[düzenle]

taraf (belirtme hâli tarafı, çoğulu taraflar)

  1. arka, ön, sağ, sol, alt, üst v.s. yanların her biri
    Apartmanın temizliğine âzamî dikkat edilecek, her taraf pırıl pırıl olacak. — E. Şafak
  2. bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi
    Evine görücü gelecek kız tarafı strese girerdi. — Ü. Dökmen
  3. bir şeyin belli bölümü/kısmı
    Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı.
  4. cihet, doğrultu, yan, yön
    Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor. — M. Ş. Esendal
  5. düşünceleri, istekleri birbirine zıt olan iki kişiden veya topluluktan her biri
    Karşı tarafın adamları.
  6. yer, yöre
    Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu. — H. Taner

Çekimleme[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "taraf"

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Arapça

[düzenle]

taraf

  1. taraf
  2. istekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden ya da iki topluluktan her biri

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

taraf

  1. taraf, yan, cihet, yön