ayrılmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ay‧rıl‧mak
Eylem
[düzenle]ayrılmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi ayrılır)

- ayırma işine konu olmak
- Karayolunun öbür yanında iki fındık bahçesi vardır. Birbirine bitişik. Kalın bir çitle ayrılmışlardır.— Faruk EREM, 1996, Bir Ceza Avukatının Anıları, s. 57, Çark Kitabevi Yayınları
- bir yerden, bir kişiden, bir şeyden uzaklaşmak
- Arkadaşlarından ayrıldığını, tam ters yola düştüğünü sezinlemedi bile. - A. Sayar
- boşanmak
- Adamdan ayrılmak istediğini söyledi. - A. Ümit
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ayrılmak" maddesi