İçeriğe atla

parmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe barmaq‎ (barmaq)

parmak (belirtme hâli parmağı, çoğulu parmaklar)

(anatomi): İşaret parmağı
  1. (anatomi) insanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
    • Küçük, uçlara doğru sivrilen ve kemiklerinin gayet ince olduğu hissini veren parmakları vardı ve bunların ucu, üşümüş gibi, kırmızı idi.
      — 1943, Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Remzi Kitabevi, s. 79
  2. bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri
  3. (mecaz) bir işe karışmış olma ilgisi
    • Bu işte onun parmağı var.
  4. (ölçü birimleri)} arşının yirmi dörtte biri boyunda bir uzunluk ölçüsü
    • Her kıpırtımda bir parmak yol alıyordum.
      — 2022, Ümit KAFTANCIOĞLU, Altın Ekin, Dinozor Genç, s. 92
  5. (matematik) inç. pus
  6. (argo, üreme organları) erkeklik organı.
    • «Bildiğin lastik canım. Parmak lastiği. Hani dolama falan olunca parmağa takarlar, şöyle ge­çirirler parmağın üzerine, eczanelerde satılır hani.»
      — 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 82

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın parmağım parmaklarım
belirtme parmağımı parmaklarımı
yönelme parmağıma parmaklarıma
bulunma parmağımda parmaklarımda
ayrılma parmağımdan parmaklarımdan
tamlayan parmağımın parmaklarımın
2. tekil (senin)
yalın parmağın parmakların
belirtme parmağını parmaklarını
yönelme parmağına parmaklarına
bulunma parmağında parmaklarında
ayrılma parmağından parmaklarından
tamlayan parmağının parmaklarının
3. tekil (onun)
yalın parmağı parmakları
belirtme parmağını parmaklarını
yönelme parmağına parmaklarına
bulunma parmağında parmaklarında
ayrılma parmağından parmaklarından
tamlayan parmağının parmaklarının
1. çoğul (bizim)
yalın parmağımız parmaklarımız
belirtme parmağımızı parmaklarımızı
yönelme parmağımıza parmaklarımıza
bulunma parmağımızda parmaklarımızda
ayrılma parmağımızdan parmaklarımızdan
tamlayan parmağımızın parmaklarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın parmağınız parmaklarınız
belirtme parmağınızı parmaklarınızı
yönelme parmağınıza parmaklarınıza
bulunma parmağınızda parmaklarınızda
ayrılma parmağınızdan parmaklarınızdan
tamlayan parmağınızın parmaklarınızın
3. çoğul (onların)
yalın parmağı parmakları
belirtme parmağını parmaklarını
yönelme parmağına parmaklarına
bulunma parmağında parmaklarında
ayrılma parmağından parmaklarından
tamlayan parmağının parmaklarının

Ön ad

[düzenle]

parmak

  1. eni veya boyu bu organ kadar olan
    • Değneği iki parmak kısaltmalı.
  2. koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan
    • Bir parmak bal.

Deyimler

[düzenle]

parmağı ağzında kalmak, parmağına dolamak, parmağında oynatmak, parmağını aramak, parmağını bile kıpırdatmamak, parmağını bile oynatmamak, parmağının ucuyla çevirmek, parmağının ucunda çevirmek, parmağını yaranın üzerine basmak, parmağı olmak, parmak atmak, parmak basmak, parmak bozmak, parmak ısırmak, parmak kadar, parmak kaldı, parmak kaldırmak, parmakla gösterilmek, parmaklarını yemek, parmaklarını birlikte yemek, parmakla sayılacak kadar az olmak.

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

parmak adam, parmak alfabesi, parmak çocuk parmak hesabı, parmak izi parmak parmak, parmak tatlısı parmak üzümü, adsız parmak altıparmak, badem parmak başparmak, beşparmak bir parmak, küçük parmak orta parmak, serçe parmak gelinparmağı, gösterme parmağı hanımparmağı, işaret parmağı salavat parmağı, şehadet parmağı vezirparmağı, yüzük parmağı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "PARMAK :"
  • Nişanyan Sözlük'te: parmak.

Ek okumalar

[düzenle]