yontmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]yontmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yontar)

- Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak.
- "Boş zamanlarında tahta kaşık, kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı." - Nezihe Araz
- (mecaz) Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak.
- "Hacı Bey'i yontacak, ondan bir hayli fazla para sızdıracaktı." - Ercüment Ekrem Talu
- (mecaz) Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.