İçeriğe atla

yontmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

yontmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yontar)

Adam, taştan bir heykel yontuyor. (1)
  1. Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak.
    • "Boş zamanlarında tahta kaşık, kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı." - Nezihe Araz
  2. (mecaz) Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak.
    • "Hacı Bey'i yontacak, ondan bir hayli fazla para sızdıracaktı." - Ercüment Ekrem Talu
  3. (mecaz) Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.

Deyimler

[düzenle]
kendine yontmak
nalıncı keseri gibi kendine yontmak

Çeviriler

[düzenle]