Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: UC, ức, üç, Úc, -uc, uC

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın uçlar
Belirtme (-i) ucu uçları
Yönelme (-e) uca uçlara
Bulunma (-de) uçta uçlarda
Çıkma (-den) uçtan uçlardan
Tamlayan ucun uçların

-cu

[düzenle]

-cu

  1. genellikle uzun nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
Bu resmin iki gözü bir makasın ucu ile oyulmuştu. - A. Gündüz
  1. bir şeyin baş veya son noktası
  2. bir şeyin kenarı
Kırk kişilik bir masanın bir ucunda, üç kişiyiz. - R. H. Karay
  1. dış kenar, periferi
  2. bir uzaklığın son noktası
İstikbal, bu yolun ucundan bir güneş gibi doğuyor. - F. R. Atay
  1. bir şeyin başı, tepesi
  2. kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılan madde
  3. (tarih) Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈut͡ʃ/, çoğulu IPA: /ut͡ʃˈlaɾ/

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

Köken[düzenle]

Türkçe:

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: ""

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Sonradan gelenin evi uç, tarlası kıraç olur

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
daha en
  1. bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈut͡ʃ/}

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eylem (çekim)[düzenle]

  1. uçmak fiilinin emir kipi 2. tekil şahıs olumlu çekimi

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈut͡ʃ/}

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

Köken[düzenle]

  1. Eski Türkçe: uch

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

  1. avuç