Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Ayrıca bakınız: UC, ức, üç, Úc, -uc, uC

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈut͡ʃ/, çoğulu IPA: /ut͡ʃˈlaɾ/

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

[düzenle]

(belirtme hâli ucu, çoğulu uçlar)

  1. genellikle uzun nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
    Bu resmin iki gözü bir makasın ucu ile oyulmuştu. - A. Gündüz
  2. bir şeyin baş veya son noktası
  3. bir şeyin kenarı
    Kırk kişilik bir masanın bir ucunda, üç kişiyiz. - R. H. Karay
  4. dış kenar, periferi
  5. bir uzaklığın son noktası
    İstikbal, bu yolun ucundan bir güneş gibi doğuyor. - F. R. Atay
  6. bir şeyin başı, tepesi
  7. kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılan madde
  8. (tarih) Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: ""

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Sonradan gelenin evi uç, tarlası kıraç olur

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
daha en
  1. bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈut͡ʃ/}

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Çekimli eylem[düzenle]

  1. uçmak eyleminin üçüncü tekil şahıs emir kipi.

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈut͡ʃ/}

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

Köken[düzenle]

  1. Eski Türkçe uch

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

  1. avuç