koltuk

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe Kol ve alt kelimelerinden oluşan belirtisiz isim tamlaması durumundaki birleşik kelimeye -k eklenerek (kol+altı-k > koltuk) meydana getirilmiş birleşik bir kelime olduğunu düşünüyoruz.

[düzenle]

koltuk (belirtme hâli koltuğu, çoğulu koltuklar) -ğu

Vikipedi
koltuk hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (anatomi) omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
    Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı. - H. E. Adıvar
  2. (mobilya) kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
    Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı. - Y. K. Karaosmanoğlu
    Sandalyeden farklı bir yapıdadır.
  3. eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
    Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı. - H. C. Yalçın
  4. yapıcılıkta yan destek
  5. (denizcilik) demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
  6. koltuklama veya koltuklanma
    O koltuktan hoşlanmaz.
  7. kayırma, destek
    Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.
  8. yüksek mevki, makam
    Koltuk kavgası.
  9. genelev
    Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur. - H. R. Gürpınar
  10. mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
  11. kenar, tenha yer

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

koltuk

  1. koltuk

Kaynakça[düzenle]

Yrd. Doç. Dr. Cahit BAŞDAŞ - "TÜRKÇE ORGAN ADLARINDA KELİME SONU -k ÜNSÜZÜ VE ÇOKLUK"
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki