ayak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Ayak
Vikipedi
ayak hakkında Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2007 yılında
42. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın ayak ayaklar
Belirtme (-i) ayağı ayakları
Yönelme (-e) ayağa ayaklara
Bulunma (-de) ayakta ayaklarda
Çıkma (-den) ayaktan ayaklardan
Tamlayan ayağın ayakların

ayak -ğı

[düzenle]

ayak -ğı

[1] (anatomi) bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
[2] (anatomi) bacak
[3] birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri
İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var.
[4] vücudun belden aşağı bölümü
Ayağına bir pantolon çekti.
[5] yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi
Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız.
[6] basamak
[7] futun küpü alınarak hesaplanan değer
[8] mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste
[9] (ölçü birimleri) yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut
[10] (coğrafya) göl ayağı
[11] (edebiyat) halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler
[12] (edebiyat) halk edebiyatında uyak
Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler. - S. Birsel
[13] (matematik) bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta
Dikme ayağı.
[14] (spor) karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri
[15] (spor) altılı ganyanda yer alan her bir koşu
[16] (madencilik) kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri
[17] daha geniş bir akarsudan, bir gölden ayrılan akarsu kesim

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: adak
Oğuz Türk dillerinde d- > y- dönüşümü yaygındır.
[2] H. Eren, kelimeyi at- (ad-) -ak biçiminde izah etmiştir (Eren, 1999). -t- > -d- > -y- / -z- / -r- ünsüz denkliği gereği, kelimenin Yakutçada kullanılan -t-‘li (atah) biçimi en eski şekil olmalıdır. Kelime bu şekliyle, Eren’in belirttiği gibi at- kökünden türetilmiştir. Aynı kökten türetilen adım (<at-ım) kelimesi bilinmektedir. Ancak ek, başlangıçta -gak > -ak biçiminde gelişmiş olmalıdır. Buna göre at-gak > at-ak >adak > ayak (adım atma organı) biçiminde açıklanabilir.
[3] Eski Türkçe: adak
Göktürk abecesinde bu sözcük /ad/ (kalın d) ve /ak/ (kalın k) damgalarıyla yazılırken, uzun ünlü /a/ ve /at/ (kalın t) damgalarıyla yazılan āt- "adım atmak" ve açıkça ondan türemiş olan ātım sözcükleri bulunur (Talât Tekin, Türk Dillerinde Birincil Uzun Ünlüler,172). Bu uzun-kısa ünlü ayrımından dolayı adak sözcüğünün ad- "ayırmak" sözcüğünden -ak ekiyle türediği biçimindebir açıklama getirilebilir.

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "ayak"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
Ayaklar baş, başlar ayak oldu
Ayda bir gel dostuna, kalksın ayak üstüne; günde bir gel dostuna, yatsın sırtı üstüne
Baş nereye giderse, ayak da oraya gider
Merdiven ayak ayak çıkılır
Seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüne
[1] Gezen ayağa taş değer, Ayağını yorganına göre uzat

Eski Türkçe[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) ayak
[2] çanak
[3] kase
[4] kadeh

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) ayak

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: adak
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırgızca[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) ayak