İçeriğe atla

ön

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

ön (belirtme hâli önü, çoğulu önler)

Geminin önü (1)


  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü.
    • zıt anlamlısı: arka
    • eş anlamlısı: uğur
    • Arabam bir gece kulübünün önünde duruyor. - A. Ümit
  2. karşı
    • "Kahveye girdiği yahut da bir dükkânın önünde toplanan bir gruba sokulduğu zaman suratlar açıkça asılır, selamını alan bulunmazdı." - Tarık Buğra
  3. Bir kimsenin ilerisi.
    • "Bir aralık önümüzden şarkı sesleri geldi." - Sait Faik Abasıyanık
  4. (zaman) Yakın gelecek zaman.
    • Önümüz kış
  5. (giyim) Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü.
    • "Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık." - Peyami Safa
  6. Bir kimse veya yerin yüzünün baktığı tarafta olan yer.
    • Kanlıca önlerine geldiler.


Çekimleme

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

ön (karşılaştırma daha ön, üstünlük en ön)

  1. Önce olan..
    • Ön söz
  2. Benzerler arasında ilk sırada olan.
    • "Ben, Anafartalar'da Mustafa Kemal'in bulunduğu en ön siperlerde de kurşun attım." - Aka Gündüz

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

ön almak, önde gelmek, öne almak, öne çıkmak, öne düşmek, öne sermek, öne sürmek, önü alınmak, önünde ardında gidilmez, önüne arkasına bakmadan, önüne bakmak, önüne bir kemik atmak, önüne çıkmak, önüne dikilmek, önüne düşmek, önüne geçmek, önüne gelen, önüne geleni kapar, ardına geleni teper, önüne katmak, önünü almak, önünü ardını düşünmemek, önünü kesmek

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

ön ad, ön alım, ön buharlaşma, ön büro, ön avurt, önayak, ön ayak, ön belirti, ön bilgi, ön çalışma, ön damak, ön denetim, ön deyi, ön deyiş, ön direk, ön doğru, ön ek, ön eleme, ön göğüs, öngörmek, öngörü, öngörülmek, ön gösterim, ön gün, ön hekim, ön içki, ön izleme, ön kabul, ön kayıt, ön kesinti, ön kol, ön koşul, ön libero, ön lisans, ön oda, ön oluş, ön ödeme, ön proje, ön rapor, ön seçici, ön seçim, ön ses, ön sevişme, önsezi, ön soruşturma, ön söz, ön sözleşme, ön şart, ön tasar, ön tasım, ön teker, ön uyum, ön ünlü, ön yargı, ön yaylak, ön yüzbaşı, önden çekişli, önü sıra, önünde sonunda, göz önü, başı önünde, göz önünde

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "ÖN :"
  • Nişanyan Sözlük'te: ön.

Azerice

[düzenle]

ön

  1. ön

Ön ad

[düzenle]

ön

  1. ön

Macarca

[düzenle]

Adıl

[düzenle]

ön

  1. siz