ön

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

ön -n

[düzenle]

ön -nü

Anlamlar

[1] bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
Arabam bir gece kulübünün önünde duruyor. - A. Ümit
[2] bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
Altmış yaşında anamın önünde sigara içmek istemezdim. - B. Felek
[3] bir kimsenin ilerisi
Bir aralık önümüzden şarkı sesleri geldi. - S. F. Abasıyanık
[4] yakın gelecek zaman
Önümüz kış.
[5] giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık. - P. Safa
[6] önce olan, ilk
Ön söz; ön görüşme.
[7] civar, yöre
Kanlıca önlerine geldiler.

Köken

Türkçe

Deyimler

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "ön"

Türk lehçeleri

Çeviriler

Ön ad[düzenle]

Anlamlar

[1] benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
Ben, Anafartalar'da Mustafa Kemal'in bulunduğu en ön siperlerde de kurşun attım. - A. Gündüz

Türk lehçeleri

Çeviriler



Azerice[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] ön

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] feryad, figan, ah

Eski Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] renk
[2] ön
[3] önce

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] ön

Köken

[1] Eski Türkçe öng

Atasözleri

Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer
Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider

Deyimler

ön ayak olmak

Kaynakça

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Karaçay Balkarca[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] ses

Macarca[düzenle]

Adıl[düzenle]

Anlamlar

[1] (kişi adılları) siz

Kaynakça

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.