İçeriğe atla

uzanmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]
Kadın, uzanıyor
Hayvan, dala uzanıyor (6)

Eylem

[düzenle]

uzanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uzanır)

  1. boylu boyunca yatmak
    • "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni." - Nâzım Hikmet
  2. gitmek
    • Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım." - Yahya Kemal Beyatlı
  3. bir alana yayılmak
    • "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor." - Peyami Safa
  4. bir şey boyunca sıralanmak
    • "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  5. Bir yere yetişmek, ulaşmak.
  6. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak:
    • "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
  7. İleriye doğru devam etmek.
    • Yol, güneşin altında harap evleri, açık kapıları, dışarıya sarkmış cumbaları, çamaşır serili balkonlarıyla harap ve bitmeyecek korkusunu verecek kadar uzun, bembeyaz, aydınlıkla adeta derisi soyulmuş gibi uzanıyordu.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 69, Dergâh Yayınları
  8. (argo) Sarkıntılık etmek.

Deyimler

[düzenle]

bir seksen uzanmak, iki seksen uzanmak


Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]