divan
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]divan (belirtme hâli divanı, çoğulu divanlar)



- (tarih) yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
- (edebiyat) divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser
- (mobilya) sedir
- Yıllar önce beni bir balık gibi parça parça edebilirliğindeki halle şimdi divanda böğürmeli, hırlamalı, perişan ve acınası hal arasında hiçbir fark yok.— Cem KALENDER, 2009, Klan, s. 163, Kavis Kitap
- Kapının arkasında yokum demiştim/Ve divanın altında da.— Didem MADAK, 2015, Ah'lar Ağacı, s. 16
- meclis
- Çok geçmeden ortadaki masanın etrafında akşamki divan tekrar kurulmuş bulunuyordu. - R. N. Güntekin
- (edebiyat) Osmanlı edebiyatında bir şiir formu
- Bu 'divan'lar gâh koşma gibi '6-5' gâh da aruz ile yazılırlardı.— Osman Cemal KAYGILI, 2007, İstanbul'da Semai Kahveleri ve Meydan Şairleri, s. 43, Merkez Kitapçılık
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]divan
- (mobilya) kanepe
Tatarca
[düzenle]Ad
[düzenle]divan
- (mobilya) divan