kalın
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Kalın |
Türkçe
[düzenle]Köken 1
[düzenle]Osmanlı Türkçesi قالن sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *kalïŋ sözcüğünden devralındı.
Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]kalın (karşılaştırma daha kalın, üstünlük en kalın)


- Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı.
- "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Enli ve gür kaş.
- Yoğun, akıcılığı az olan.
- Kalın bir sis tabakası.
- Etli. dolgun olan.
- "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..." - Memduh Şevket Esendal
- (ses) Pes olan ses.
- (halk ağzı)ağırlık
- "Babam senden çok mu istedi kalını?" - Halk türküsü
- (yiyecekler) Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü.
Atasözleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Köken 2
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]kalın
- kalmak sözcüğünün ikinci çoğul şahıs emir kipi çekimi
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kalın" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe qalyng
Ön ad
[düzenle]kalın
- kalın
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Kategoriler:
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Osmanlı Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Ana Türkçe kökenli Türkçe sözcükler
- Ana Türkçeden devralınan Türkçe sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe ses dosyaları olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe ön adlar
- Türkçede ses
- Türkçe halk ağzı
- Türkçede yiyecekler
- Türkçe çekimli eylemler
- Eski Türkçe kökenli Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca ön adlar