ağız
| Ayrıca bakınız: Ağız |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]ağız (belirtme hâli ağzı, çoğulu ağızlar)





- (anatomi) yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve gıdaları vücuda almaya yarayan boşluk
- "Kös, kalkan, boru sesleri at kişnemelerine karışıyor, alınan emirler, verilen kumandalar yüzlerce ağız tarafından ayrı ayrı tekrarlanıyordu." - Ömer Seyfettin
- Bu organın dudaklarla beraber dış sınırı:
- Küçük bir ağız.
- Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı:
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 48 , Kanat Yayınları
- "Tahta oturakların üzerine çökmüş diğerleri, arabalardan aldıkları balonların büzük ağızlarını musluklara dayıyor ve metal kulakları çeviriyorlardı."
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 48 , Kanat Yayınları
- Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer; kavşak, munsap
- Çay ağzı.
- Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı:
- Körfezin ağzı.
- Giriş yeri:
- "Şimdi tünelin ağzında değilim artık." - Adalet Ağaoğlu
- kavşak
- Kesici aletlerin keskin tarafı.
- Üslup, ifade biçimi:
- Acem ağzı
- (silahlar) Top, tüfek vb. silahlarda namlunun ucu veya açık olan kısmı.
- 1960: Attilâ İlhan, 1960 Ben Sana Mecburum, sayfa 23 , Ataç Kitabevi
- "gözleri dağılmış adamlar sanki biz/demokrat toni sanki ben ve Ömer haybo/tabanca ağızlarında rezil aydınlığımız."
- 1960: Attilâ İlhan, 1960 Ben Sana Mecburum, sayfa 23 , Ataç Kitabevi
- (dil bilimi) Belli yerleşim bölgelerine özgü, yazı dili hâline gelmemiş dil; diyalekt:
- Rumeli ağzı, Konya ağzı, Muğla ağzı, Siverek ağzı
- (müzik)Bir bölgenin müzik kültüründe görülen söyleyiş özelliklerinin tümü.
- (coğrafya) Yanardağın lav akıtan üst kısmı
- 1937: Hasan İzzettin Dinamo, 1937 Deniz Feneri, sayfa 4 , Bozkurt Yayınları
- "Yanardağın açılan ağzından/Kızgın yakut nehirleri akıyordu.."
- 1937: Hasan İzzettin Dinamo, 1937 Deniz Feneri, sayfa 4 , Bozkurt Yayınları
- (mecaz) birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği
- (müzik) bir bölge melodilerinde görülen özelliklerin tamamı
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]ağız açıklığı, ağız açmak, ağız açmamak, ağız açtırmamak, ağız ağıza, ağız alışkanlığı, ağız anatomisi, ağız aramak, ağız bağı, ağız bakım suyu, ağız birliği, ağız birliği etmek, ağız boşluğu, ağız bölümü, ağız burun birbirine karışmak, ağız çevresi, ağız dalaşı, ağız değişikliği, ağız değiştirmek, ağız dil vermemek, ağız dolusu, ağız etmek, ağız gevşekliği, ağız hijyeni, ağız kâhyası, ağız kalabalığı, ağız kavafı, ağız kavgası, ağız kokusu, ağız kopuzu, ağız kullanmak, ağız kuşağı, ağız nişanı, ağız şakası, ağız satmak, ağız şakası, ağız sütü, ağız tadı, ağız tatsızlığı, ağız tüfeği, ağız tütünü, ağız ünlüsü, ağız ünsüzü, ağız tadı kurabiyesi, ağız tamburası çalmak, ağız tıkamak, ağız ünlüsü, ağız yapmak, ağız yaymak, ağız yoklamak, ağız yoluyla, ağzına almak, ağızda dağılmak, ağızda sakız gibi çiğnemek, ağızlara sakız olmak, ağza alınmayacak, ağza alınmaz, ağza almamak, ağza düşmek, ağza koymak, ağzı çiriş çanağına dönmek, ağzı dili bağlanmak, ağzı dili kurumak, ağzı dili tutulmak, ağzı dolu dolu konuşmak, ağzı kulaklarına varmak, ağzı kurumak, ağzı laf yapmak, ağzı lakırtı yapmak, ağzı olan konuşuyor, ağzı oynamak, ağzı sulanmak, ağzı süt kokmak, ağzı teneke kaplı, ağzı var dili yok, ağzı varmamak, ağzı yanmak, ağzına acı biber çalmak, ağzına acı biber sürmek, ağzına almak, ağzına almamak, ağzına atmak, ağzına bakakalmak, ağzına baktırmak, ağzına biber çalmak, ağzına biber sürmek, ağzına bir kemik atmak, ağzına bir parmak bal çalmak, ağzına bir şey koymamak, ağzına burnuna bulaştırmak, ağzına çöp koymamak, ağzına düşmek, ağzına etmek, ağzına geleni söylemek, ağzına gem vurmak, ağzına kadar, ağzına kilit takmak, ağzına kilit vurmak, ağzına kira istemek, ağzına layık, ağzına lokma koymamak, ağzına sağlık, ağzına sakız olmak, ağzına sürmemek, ağzına takılmak, ağzına tıkmak, ağzına tükürmek, ağzına verilmesini beklemek, ağzına verilmesini istemek, ağzına volta almak, ağzına yakışmamak, ağzına yüzüne bulaştırmak, ağzında bakla ıslanmamak, ağzında büyümek, ağzında çalkalanmak, ağzında gevelemek, ağzında yaş kalmamak, ağzından baklayı çıkarmak, ağzından bal akmak, ağzından burnundan getirmek, ağzından çıkanı kulağı duymamak, ağzından çıkmak, ağzından çıt çıkmamak, ağzından dirhemle çıkmak, ağzından dökülmek, ağzından düşmemek, ağzından düşürmemek, ağzından girip burnundan çıkmak, ağzından kaçırmak, ağzından kapmak, ağzından laf almak, ağzından lakırtı almak, ağzından lokmasını almak, ağzını açıp gözünü yummak, ağzını açmak, ağzını açmamak, ağzını aramak, ağzını bıçak açmamak, ağzını bırakıp bir tarafıyla gülmek, ağzını bırakıp kıçıyla, ağzını bozmak, ağzını burnunu çarşamba çanağına çevirmek, ağzını burnunu çarşamba pazarına çevirmek, ağzını burnunu dağıtmak, ağzını dilini bağlamak, ağzını havaya açmak, ağzını kapamak, ağzını kilitlemek, ağzını kiraya vermek, ağzını koklamak, ağzını kullanmak, ağzını mühürlemek, ağzını öpeyim, ağzını pek tutmak, ağzını poyraza açmak, ağzını satmak, ağzını seveyim, ağzını sıkı tutmak, ağzını tıkamak, ağzını toplamak, ağzını tutmak, ağzını yoklamak, ağzının içi yangın yerine dönmek, ağzının içine bakmak, ağzının içine baktırmak, ağzının içine girmek, ağzının kalıbı olmamak, ağzının kaşığı olmamak, ağzının kokusunu çekmek, ağzının lokması olmamak, ağzının mührü ile, ağzının ölçüsünü almak, ağzının ölçüsünü vermek, ağzının payını almak, ağzının payını vermek, ağzının perhizi yok, ağzının suyu akmak, ağzıyla içmesini bilmek, ağzıyla kuş tutsa, küçük bir ağız, yüreği ağzında
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]ağızdan ağıza, ağzı açık, ağzı bir, ağzı bozuk, ağzı büyük, ağzı gevşek, ağzı havada, ağzı kalabalık, ağzı kara, ağzı kenetli, ağzı kilitli, ağzı kulaklarında, ağzı pek, ağzı pis, ağzı sıkı, aslan ağzı, bayramlık ağız, çatal ağız, dört yol ağzı, düşman ağzı, esnaf ağzı, halk ağzı, ilk ağızda, kapı ağzı, kaynana ağzı, kol ağzı, külhanbeyi ağzı, küllük ağzı, mide ağzı, şoför ağzı, taşra ağzı, tezgâhtar ağzı, yanardağ ağzı, yarım ağız, yol ağzı
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]açıkağız, ağızotu, aslanağzı, kurtağzı, sarıağız, tavşanağzı, yavruağzı, ağızlı, ağızsız
Çeviriler
[düzenle]
|
Çeviriler
[düzenle]
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ağız" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de ağız
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]ağız
- (anatomi) ağız