İçeriğe atla

dudak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): duˈdac, (çoğulu) dudacˈlaɾ
  • Heceleme: du‧dak

dudak (belirtme hâli dudağı, çoğulu dudaklar)

Dudak (1)
  1. (anatomi) Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri; lep.
    • Dün sabahki kızın dudakları nar çiçeği gibiydi, ve hep ona dönmüş bakıyordu.
      — 2022, Ahmet Hamdi TANPINAR, Huzur, 39. baskı, Dergâh Yayınları, s. 121
  2. (mecaz) ağız
    • Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz - Haldun Taner

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

dudağını ısırmak dudağının ucuna gelmek, dudak bükmek dudak büzmek, dudak dudağa gelmek dudak ısırmak, dudak payı bırakmak dudak sarkıtmak, dudak ucuyla söylemek

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

dudak benzeşmesi, dudak boyası, dudak çukuru dudakdeğmez, dudak eşlemesi dudak kalemi, dudak tiryakisi dudak uyumu, dudak ünlüsü dudak ünsüzü, dudak yarığı alt dudak, bal dudak diş-dudak ünsüzü, diş eti-dudak ünsüzü tavşan dudak, üst dudak yarık dudak, dilberdudağı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe totaq

dudak

  1. (anatomi) dudak