İçeriğe atla

su

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: SU, s. u., , , , , şu,

Türkçe

[düzenle]
su (1)

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi صو (su) sözcüğünden devralındı, *suv sözcüğünden, Ana Türkçe *sub sözcüğünden devralındı. Eski Türkçe 𐰽𐰆𐰉 (sub) ile eş asıllı.

Söyleniş

[düzenle]

su (belirtme hâli suyu, çoğulu sular)

  1. (hidroloji, içecekler, kimya, sıvılar) hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı hâlinde bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı
    • eş anlamlıları: ab, âb
  2. (hidroloji) bu sıvıdan oluşan kitle
    •  Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı. F. R. Atay
  3. (botanik) bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde elde edilen kokulu sıvı
    •  Çiçek suyu. Gül suyu.
  4. (demircilik, metalurji) demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra suya daldırarak sağlanılan sertlik
    •  Bu bıçağın suyunu iyi vermemişler.
  5. (gastronomi) yemeğin sıvı bölümü
    • 2021: Elif Nur AYBAŞ, 2021, Çocukluk Ormanına Altı Olta, sayfa 48 , Varlık Yayınları
      "Yemeğin suyuyla ekmeği tatlandırmayı, bütün halindeki pilavı çatalıyla parçalamayı, eğer akşam yemeğinde doymadıysa gece için iki dilim ekmek kaçırmanın inceliklerini bilmelidir yatılılar."
  6. (içecekler) meyve, sebze v.s.'nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı
    •  Domates suyu. Portakal suyu.
  7. amniyotik sıvı
    • 2018:Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı: Tura, sayfa 57 , Can Sanat Yayınları
      "Ben kadının bacaklarının arasından birden boşalan suya ve baldırlarındaki kabuklanmış yaralara bakıyordum."
  8. defa, kez
    •  Meyveleri iki su yıka.

Çekimleme

[düzenle]


Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

su almak, su basmak, su çekmek, sudan çıkmış balığa dönmek, sudan geçirmek, suda pişmiş, su dökmek, su dökünmek, su etmek, su gelmek, su gibi, su gibi akmak, su gibi aziz ol!, su gibi bilmek, su gibi okumak, su gibi ezberlemek, su gibi gitmek, su gibi olmak, su gibi terlemek, su görmemiş, su götürür yeri olmamak, su içinde, su içinde kalmak, su iktiza etmek, su kaçırmak, su kapmak, su katılmamış, su kesmek, su koyuvermek, sular kararmak, sular seller gibi, su sabun görmemek, su vermek, suya düşmek, suya göstermek, suya götürüp susuz getirmek, su yapmak, suya sabuna dokunmamak, suya salmak, suyu baştan kesmek, suyu başından kesmek, suyu çıkmak, suyu ısınmak, suyu kaynamak, suyu kesilmiş değirmene dönmek, suyu mu çıktı?, suyuna gitmek, suyun akıntısına gitmek, suyuna tirit, suyun başı, suyunca gitmek, suyunu almak, suyunu çekmek, suyunun suyu, suyu seli kalmamak, su yürümek, su yüzü görmemiş, su yüzüne, su üstüne çıkmak, su yüzüne çıkmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

su akrebi, su altı, su askıları, su aygırı, su baldıranı, su bardağı, subasar, su basıncı, su baskını, su bazlı, su bidonu, su bilgisi, su bilimi, su biti, su bitkileri, su bombası, su borusu, su boyası, su böceği, su bölümü çizgisi, su böreği, su burçları, su cenderesi, su çıkrığı, suçiçeği, su çulluğu, su damarı, su değirmeni, su deposu, su dolabı, su düzeyi, sugötürmez, su hattı, su ısıtıcısı, suibriği, su itici, su kabağı, su kabı, su kamışı, su karanfili, su kayağı, su kaybı, su kaydırağı, su keleri, su kemeri, su kesesi, su kesimi, su keteni, su kızağı, su kireci, su korkusu, su kurbağası, su küre, su mantarları, sumaymunu, su mercimeği, su mermeri, su muhallebisi, su nanesi, suoku, suölçer, su örümceği, su parkı, superisi, su piresi, su rezenesi, su saati, su samuru, susarımsağı, su sarnıcı, su sayacı, su seviyesi, su sığırı, su sineği, suşeridi, su tabakası, su tankeri, su tası, su taşkını, su tavuğu, su tedavisi, su terazisi, su teresi, su testisi, su topu, su tulumbası, su türbini, su ürünleri, su yatağı, su yelvesi, su yılanı, suyolu, su yolu, su yoncası, su yosunu, su yuvarı, sudan ucuz, acı su, ağır su, akarsu, aksu, atık su, bağlı su, basınçlı su, bengi su, iç su, kaba su, karasu, kara su, küllü su, oksijenli su, öz su, pis su, serbest su, sert su, tatlı su, tazyikli su, yumuşak su, havadan sudan, altın suyu, arpa suyu, besi suyu, bulaşık suyu, cam suyu, can suyu, çamaşır suyu, çiçek suyu, deniz suyu, dirim suyu, domates suyu, dümen suyu, elma suyu, er suyu, et suyu, gül suyu, ham besi suyu, havuç suyu, ıslatma suyu, içme suyu, imamsuyu, katran suyu, kaya suyu, kaynak suyu, kenar suyu, kibrit suyu, kireç suyu, koruk suyu, kuyu suyu, limon suyu, maden suyu, memba suyu, meyve suyu, nane suyu, portakal suyu, saf su, safra suyu, şalgam suyu, tavuk suyu, Terkos suyu, turşu suyu, yüzsuyu, zemzem suyu, kara suları, yer altı suları

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]
  • Vikipedi'de su

Azerice

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: su

su

  1. (hidroloji, içecekler, kimya, sıvılar) ab, su

Baskça

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: su

su

  1. (yangın) ateş

Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: su

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe 𐰽𐰆𐰉 (s¹ub¹).

su

  1. (hidroloji, içecekler, kimya, sıvılar) ab, su

Tatarca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: su

su

  1. (hidroloji, içecekler, kimya, sıvılar) ab, su

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Uygurca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: su

su

  1. (hidroloji, içecekler, kimya, sıvılar) ab, su

Vepsice

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: su

su

  1. (anatomi) ağız