kaynak
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Kaynak |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe kayna (kayna, “kaynamak”)
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: kay‧nak
Ad
[düzenle]kaynak (belirtme hâli kaynağı, çoğulu kaynaklar)




- (coğrafya, hidroloji) yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı yer.
- Bir şeyin çıktığı yer.
- gelir, kazanç, sağlık v.s.'nin sağlayıcı öge.
- eş anlamlısı: mehaz
Yabancı bir idare, iktisat, ticaret, memleketin bütün kazanç kaynaklarına musallat olur. — F. R. Atay
- araştırma ve incelemede yararlanılan belge.
- eş anlamlısı: referans
Tapu kayıtları onun XVI. asırda yaşadığını gösteren başlıca kaynaklardandır.
- (dil bilimi) herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü.
- eş anlamlısı: literatür
- (fizik) herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer.
- İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.
- (mecaz) Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi.
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]elektrik kaynağı, geçim kaynağı, gelir kaynağı, güç kaynağı, su kaynağı, yer altı kaynağı açık kaynak, buzul kaynağı, doğal kaynak, ilham kaynağı, kapalı kaynak, öz kaynak, su kaynağı, tabii kaynak, yer altı kaynağı kaynağını almak, kaynak dağılımı, kaynak kişi, kaynak şahıs, kaynak tahsisi, kaynak yapmak, kaynak kodu, kaynak makinesi, kaynak suyu, kaynakhane,
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de kaynak