kaynak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2007 yılında
22. haftanın sözcüğüydü.

Konu başlıkları

Durum Tekil Çoğul
Yalın kaynak kaynaklar
Belirtme (-i) kaynağı kaynakları
Yönelme (-e) kaynağa kaynaklara
Bulunma (-de) kaynakta kaynaklarda
Çıkma (-den) kaynaktan kaynaklardan
Tamlayan kaynağın kaynakların

kaynak -ğı

[düzenle]

[1] (coğrafya, hidroloji) yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı yer, su kaynağı, göz
Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi. - Y. K. Karaosmanoğlu
[2] bir şeyin ilk çıkış, başlangıç yeri, menşe
[3] bir yazılı eseri hazırlarken kullanılan veya alıntılar yapılan kitap, makale, dergi gibi yayınlar
[4] iki parçanın ısı aracılığıyla birleştiği yer ve bu birleştirme işlemi
[5] bir haberin alındığı yer
[6] bir enerjinin çıkış, oluşum yeri
[7] bir şeyden bol miktarda bulunan yer
[8] (halk ağzı) kuyruğa girmiş insanların arasına farkettirmeden veya hile ile girme

Söyleniş

/cajnac/, çoğulu /cajnacˈlaɾ/

Heceleme

kay·nak, çoğulu kay·nak·lar

Eş anlamlılar

[1] bulak, eşme, göze, kaynarca, memba, pınar
[2] menşe
[3] mehaz
[7] kân

Deyimler

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler


Örnekler

[1] "Kaynak suyu, maden suyu gibi değişmez içeriğe sahip değildir."
[2] "Dua mutluluk kaynağıdır."
[3] "Bu eserler günümüzde tarih, edebiyat, sanat ve kültür araştırmalarında kaynak eser olarak kullanılmaktadırlar."
[4] "Genellikle çalışma parçalarının kaynak yapılacak kısmı eritilir ve bu kısma dolgu malzemesi eklenir."
[5] "Gazeteci haber kaynağını, ancak kaynağı izin verdiği taktirde açıklayabilir."
[6] "Güneş doğal ışık kaynağıdır."

Deyimler

Türetilmiş kavramlar

[*] kaynakça, kaynakçı, kaynakçık, kaynakken, kaynakla, kaynaklı, kaynaksa, kaynaksı, kaynaksız

Deyimler

Köken

Eski Türkçe kayna - kaynamak

Kaynakça


[düzenle]

[1] kaynak

Eş anlamlılar

[1] punar

Kaynakça

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.