İçeriğe atla

çevre

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Çevre

Türkçe

[düzenle]

çevre (belirtme hâli çevreyi, çoğulu çevreler)

  1. (doğa bilimi, toplum) canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam; dolay, etraf, periferi
    • Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır. - O. Rifat
  2. kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam
    • 'Ayrıca ben, oldukça kapalı bir çevrede yetişmiştim. - A. Ağaoğlu
  3. (dokuma) yağlık
    • Söz kesilince oğlanın yüzüğü kıza, kızın işlemeli çevresi delikanlıya verilir.
      — Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, s. 93, Ülkü Basımevi
    • Dertlilerin göz yaşını çevrem ile sileyim!..
      — Mehmet Emin YURDAKUL, 1979, Türk Sazı, s. 35, Atlas Kitabevi
    • Büyük dedem yine yollarda. Çapraz fişek, filinta boynunda. Atının sağrısında mavi çevresi.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 86, Kanat Yayınları
  4. (toplum bilimi) aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit
    • Burada hükûmet çevrelerinin de övgüye değer davranışını belirtmek gerekir. - M. And
  5. bir kişi ile ilgili bulunanlar, muhit
    • Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir. - H. Taner
  6. (dil bilimi) bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturmak|oluşturduğu küçük grup, kontekst
  7. (matematik) düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi
  8. (toplum bilimi) hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

çevre açı, çevre bilimleri, çevre felaketi, çevre kirliliği, çevre sağlığı, çevre şartı, çevre teker, çevre temizlik vergisi, çevre yolu, dış çevre, kültür çevresi, sandık çevresi, seçim çevresi, yargı çevresi


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Lazca

[düzenle]

çevre

  1. mendil