çevre
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Çevre |
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]çevre (belirtme hâli çevreyi, çoğulu çevreler)
- (doğa bilimi, toplum) canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam; dolay, etraf, periferi
- Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır. - O. Rifat
- kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam
- 'Ayrıca ben, oldukça kapalı bir çevrede yetişmiştim. - A. Ağaoğlu
- (dokuma) yağlık
- Söz kesilince oğlanın yüzüğü kıza, kızın işlemeli çevresi delikanlıya verilir.— Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, s. 93, Ülkü Basımevi
- Dertlilerin göz yaşını çevrem ile sileyim!..— Mehmet Emin YURDAKUL, 1979, Türk Sazı, s. 35, Atlas Kitabevi
- Büyük dedem yine yollarda. Çapraz fişek, filinta boynunda. Atının sağrısında mavi çevresi.— Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 86, Kanat Yayınları
- (toplum bilimi) aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit
- Burada hükûmet çevrelerinin de övgüye değer davranışını belirtmek gerekir. - M. And
- bir kişi ile ilgili bulunanlar, muhit
- Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir. - H. Taner
- (dil bilimi) bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturmak|oluşturduğu küçük grup, kontekst
- (matematik) düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi
- (toplum bilimi) hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]çevre açı, çevre bilimleri, çevre felaketi, çevre kirliliği, çevre sağlığı, çevre şartı, çevre teker, çevre temizlik vergisi, çevre yolu, dış çevre, kültür çevresi, sandık çevresi, seçim çevresi, yargı çevresi
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çevre" maddesi
Lazca
[düzenle]Ad
[düzenle]çevre