göz

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2007 yılında
29. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın göz gözler
Belirtme (-i) gözü gözleri
Yönelme (-e) göze gözlere
Bulunma (-de) gözde gözlerde
Çıkma (-den) gözden gözlerden
Tamlayan gözün gözlerin

göz -zü

[düzenle]

[1] (anatomi) görme organı, basar
[2] bazı deyimlerde görme ve bakma
[3] (mimarlık) oda
[4] bakış, görüş
[5] (coğrafya, hidroloji) suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
[6] delik, boşluk
[7] (mobilya) çekmece
[8] terazi kefesi
[9] nazar
[10] sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
[11] (bitki anatomisi) ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
[12] bölüm, hane
[13] bazı yaraların bölümü
[14] kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈgøz/

Yazılışlar[düzenle]

كوزلر

Heceleme[düzenle]

Heceleme: göz

Deyimler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Üst kavramlar[düzenle]

[1] organ
[2] mobilya
[10] ağaç

Örnekler[düzenle]

[1] Gözü iki numara miyop.
[2] Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin.
[3] Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı. Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu. - Z. O. Saba
[4] Bu sefer alacaklı gözüyle baktım.
[5] Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? - T. Buğra
[6] İğnenin gözü. Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. - S. F. Abasıyanık
[7] Masanın gözleri.
[9] İnsanı gözle yiyip bitirirler. - Ö. Seyfettin
[10] Gözden düşmek. Göze girmek.
[11] Göz aşısı.
[12] Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
[13] Çıbanın gözü.

Atasözleri[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

[1] göz bebeği, göz kapağı, göz tansiyonu

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

gözce, gözcü, gözcük, gözde, göze, gözenek, gözetim, gözgü, gözken, gözle, gözlem, gözleme, gözlü, gözlük, gözsü, gözsüz, gözel

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: کوز

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "göz"
  • Vikipedi maddesi göz

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) göz

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) göz

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe: کوز

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) göz