yayılmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]



- yaymak işine konu olmak veya yaymak işi yapılmak
- (hastalık) hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak
- genelleşmek
- O zamanlarda saz, halkın bütün sınıfları arasında iyice yayılmıştı. - A. Ş. Hisar
- herkes tarafından duyulmak
- genişlemek, büyümek
- Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı. - L. Tekin
- serilmek, döşenmek
- Odaya bir kilim yayıldı.
- koyun, inek vb. otlamak
- rahat bir biçimde, sere serpe oturmak
- (fizik) kaynağından çıkan ışık, doğru çizgiler hâlinde türlü yönlere dağılmak
- ayrıntıya girmek, açılmak
- Türlü yönlerden ele alınabilecek olan bu konuda şimdilik pek yayılmak istemiyorum. - O. V. Kanık