hak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: Hak, hâk

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Arapça: حَقٌّ (ħaqq(un))‎

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın hak haklar
Belirtme (-i) hakkı hakları
Yönelme (-e) hakka haklara
Bulunma (-de) hakta haklarda
Çıkma (-den) haktan haklardan
Tamlayan hakkın hakların

hak -kkı

[1] (hukuk) adalet
[2] adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey
[3] dava veya iddiada gerçeğe uygunluk
[4] verilmiş emekten doğan manevî yetki
[5] pay
[6] emek karşılığı ücret

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈhac/, çoğulu IPA: /hacˈlaɾ/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: hak

Eş anlamlılar[düzenle]

[1] ülev
[2] kazanç
[3] doğruluk

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "hak"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Üst kavramlar[düzenle]

[1] hukuk

Alt kavramlar[düzenle]

[1] kişilik hakkı, kul hakkı

Örnekler[düzenle]

[1] Haktan ayrılmamalı.
[2] Üstelik adlî tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler. - B. Felek
[3] Bu davada hak görmüyorum.
[4] Ana hakkı ödenmez.
[5] Makas hakkı; Komşu hakkı.
[6] O kadar öz veriyle çalışmasına rağmen evleneceğinden firmadan çıkarken hakkını alamadı

Deyimler[düzenle]

hak etmek, hak vermek

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

[1] hak hukuk

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] hakça, hakçı, hakçık, hakken, hakla, haklı, haksa, haksız

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "hak"
  • Vikipedi maddesi hak

Ön ad[düzenle]

[1] gerçek, doğru

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈhac/, karşılaştırma derecesi IPA: /daˈha ˈhac/, üstünlük derecesi IPA: /ˈen ˈhac/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: hak, karşılaştırma derecesi Heceleme: Heceleme: da·ha hak, üstünlük derecesi Heceleme: en hak

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[2] Karacaoğlan der ki sözüm haktır. - Karacaoğlan

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] (hukuk) adalet, hak

Köken[düzenle]

Arapça: حَقٌّ (ħaqq(un))‎

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Karaçay Balkarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (hukuk) adalet, hak
[2] ücret, kazanç
[3] o

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

Karaçay Balkarca

[1] (hukuk) adalet
[1, 3] hak
[2] doğru, gerçek, hakikat
[3] pay, ücret

Zazaca[düzenle]

[düzenle]

[1] yumurta

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.