kaynamak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]kaynamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kaynar)


- (fizik) Bir sıvının, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdaması
- Su, 100 °C'de kaynar.
- Yiyeceğin ve içeceğin fokurdayacak derecedeki suda pişmesi, haşlanmak
- Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu. - Tarık Buğra
- Yerden çıkmak
- (tıp) Kırık, çatlak kemik veya metal parçalarının eski durumunu alması, birbirine yapışması.
- 2020: Mehmet EROĞLU, 2020 Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 117 , İletişim Yayınları
- "Ve kemikleri, muhtemelen bakımsızlıktan, çok düzensiz kaynamış."
- 2020: Mehmet EROĞLU, 2020 Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 117 , İletişim Yayınları
- yaranın kapanması, iyileşmesi
- Mayalı bir şeyin kabarıp köpürmesi
- Şıra kaynamış.
- Midenin ekşimesi
- Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak
- Deniz kaynıyor.
- Çok miktarda bulunmak
- Burası karınca kaynıyor.
- Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak
- Burada bir iş kaynıyor.
- Gerektiği gibi yapılamamak
- Lafa daldık, ders kaynadı.
- Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak
- Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu. - Halit Ziya Uşaklıgil
- Coşmak, heyecanlanmak
- Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olması.
- Arada kaybolmak
- Değerli bir çalışma kaynadı gibi geliyor bana. - Selim İleri
- kızmak, sinirlenmek
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 102 , Kanat Yayınları
- "Eyvah. Kadın kaynamaya başlıyor. Farkına varmadan büzülüyorum koltukta."
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 102 , Kanat Yayınları
Deyimler
[düzenle]arada kaynamak, bir kazanda kaynamak, için için kaynamak, suyu kaynamak
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kaynamak" maddesi
Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.