yatak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi ياتاق‎.

Söyleniş[düzenle]

[düzenle]

yatak (belirtme hâli yatağı, çoğulu yataklar)

  1. bir şeyin çok bulunduğu yer
    Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim. — R. H. Karay
  2. dinlenme, istirahat, uyuma v.s. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek
    Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım. — R. H. Karay
  3. fideleri gömmek için toprakta açılan çukur
  4. gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer
    Eşkıya yatağı; Hırsız yatağı.
  5. katmanlaşmış herhangi bir madde yığını
    Çakıl yatağı.
  6. turunçgilleri ve yumurta gibi ürünleri korumak üzere saman v.s.'den yararlanılarak yapılan yer
  7. (coğrafya, jeoloji) çay, dere, ırmak v.s.nin, içinde aktıkları yer
    Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu; ırmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu. — F. N. Çamlıbel
  8. (jeoloji) katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka
  9. (jeoloji, madencilik) fosil veya maden ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar
  10. (jeoloji, petrololoji) çanak şeklindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi
  11. (mobilya) dinlenmek ya da uyumak için üstüne yatılan genellikle sünger ve türevlerinden imal edilen ürün
  12. (mobilya) üzerine şilte konulan karyola, kerevet, somya v.s.
  13. (mobilya) yün, pamuk, kuş tüyü v.s. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte
  14. (mühendislik) makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça
    Eksen yatağı; namlu yatağı. — R. H. Karay

Çekimleme[düzenle]

Eş anlamlılar[düzenle]

Üst kavramlar[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Ek okumalar[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

yatak

  1. yatak