İçeriğe atla

kerevet

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
ke‧re‧vet

Köken

[düzenle]
  1. Pontus Rumcası κρεβάτι (el) (kreváti) (“yatak”)

Yazılışlar

[düzenle]
کروت

kerevet (belirtme hâli kereveti, çoğulu kerevetler)

Kerevet
  1. (mobilya)Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir.
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 29 , Kanat Yayınları
      "Her sabah evden çıkarken, onu tahta kerevetin üzerinde uzanmış buluyordum."
    • 2014: Nalân KİRAZ, 2014, Gölgeli Konak, sayfa 26 , Alakarga Sanat Yayınları
      "Böyle günlerin akşamlarında beni odanın birindeki kerevete sürükleyip, bıkıp usanmadan anlattıklarını da ya hiç dinlemez, kafamdan bir şarkı tuttururup atlatırdım ya da, "Evet, tamam, peki anne, olur anne, bir daha uzaklaşmam anne," deyip geçiştirirdim."

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]