İçeriğe atla

dere

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: derë

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

dere (belirtme hâli dereyi, çoğulu dereler)

Dere (1)
  1. (coğrafya)Çaydan küçük, yazın kuruyan veya suyu azalan küçük akarsu:
    • "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere." - Enis Behiç Koryürek
  2. (coğrafya)İki dağ veya tepe sırtı arasındaki uzun çukur.
  3. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

dere alabalığı, dere kaya balığı


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: de‧re

dere

  1. (coğrafya) vadi

Zazaca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: de‧re

dere e (çoğulu derey)

  1. (coğrafya, tabii bilim) dere