İçeriğe atla

açılmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): [atʃɯɫˈmak]
  • Heceleme: a‧çıl‧mak
Trenin kapıları açılıyor. (2)
Pantolonun dizleri açıldı (8)
Tekneler açıldı (11)

Eylem

[düzenle]

açılmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi açılır)

  1. açma işine konu olmak
    • Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış. - Ahmet Ümit
  2. kapı, yol ve geçit vb. yerlerden geçebilmesini sağlamak
    • Gözleri koyun denize açıldığı noktadaki o koyuluktaydı.
      — Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, s. 183, İletişim Yayınları
  3. bir rengin koyuluğunu yitirmesi
    • Perdenin rengi açıldı.
  4. sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak.
    •   Biraz durup yüzümü tetkik etti. Biraz şarap içti. Ko­nuştukça açılıyor ve sıkıntısından kurtuluyor gibiydi.
      — Sabahattin Ali, 1943, Kürk Mantolu Madonna, s. 105, Remzi Kitabevi
    • Başkentin günden güne büyüyen gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan bir kızla bir oğlan varmış. Kız, bir türlü açılamadığı oğlanı çok seviyormuş.
      — Ethem Baran, 2026, Kırkikindiler Bittiğinde, s. 12, İletişim Yayınları
  5. bir kuruluşta ilk kez veya yeniden işe başlamak
  6. işini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak
  7. genişlemek, bollaşmak
    • Ayakkabısı açıldı.
  8. delinmek, yırtılmak
    • Pantolonun dizleri açıldı.
  9. sis, karanlık ve duman vb. şeylerin dağılması, yoğunluğunu yitirmesi
    • Belki hava açılıyor. - Refik Halit Karay
  10. gereken güce ulaşmak
    • "Terleyen at daha iyi gider, açılmış olur," diyerek birkaç kamçı daha şaklattı.
      — Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, s. 53, Dinozor Genç
  11. kıyıdan uzaklaşmak
    • Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım. - Yahya Kemal Beyatlı
  12. (mecaz) sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek
    • Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi. - Peyami Safa
  13. (mecaz) herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce veuygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma
  14. (mecaz) yeni bakış açısı getirmek
  15. (mecaz) ayrıntıya girmek
  16. (mecaz) kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak
    • Ateşi düşünce hasta açıldı.
  17. Tutukluğu gitmek, daha rahat işler olmak.
    • Yavru, yere bırakılınca açılan ayaklarıyla gördüğü her yere gitmek istiyor.
      — Özgür ÇIRAK, 2024, Biz de Yarın Güleriz, s. 55, İletişim Yayınları

Çekimleme

[düzenle]
açılmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit açıldım açıldın açıldı açıldık açıldınız açıldılar
hikâye açıldıydım açıldıydın açıldıydı açıldıydık açıldıydınız açıldıydılar
rivayet
şart açıldıysam açıldıysan açıldıysa açıldıysak açıldıysanız açıldıysalar
açıldılarsa
belirsiz geçmiş basit açılmışım açılmışsın açılmış açılmışız açılmışsınız açılmışlar
hikâye açılmıştım açılmıştın açılmıştı açılmıştık açılmıştınız açılmıştılar
rivayet açılmışmışım açılmışmışsın açılmışmış açılmışmışız açılmışmışsınız açılmışmışlar
şart açılmışsam açılmışsan açılmışsa açılmışsak açılmışsanız açılmışsalar
açılmışlarsa
geniş basit açılırım açılırsın açılır açılırız açılırsınız açılırlar
hikâye açılırdım açılırdın açılırdı açılırdık açılırdınız açılırdılar
rivayet açılırmışım açılırmışsın açılırmış açılırmışız açılırmışsınız açılırmışlar
şart açılırsam açılırsan açılırsa açılırsak açılırsanız açılırsalar
açılırlarsa
şimdiki basit açılıyorum açılıyorsun açılıyor açılıyoruz açılıyorsunuz açılıyorlar
hikâye açılıyordum açılıyordun açılıyordu açılıyorduk açılıyordunuz açılıyordular
rivayet açılıyormuşum açılıyormuşsun açılıyormuş açılıyormuşuz açılıyormuşsunuz açılıyormuşlar
şart açılıyorsam açılıyorsan açılıyorsa açılıyorsak açılıyorsanız açılıyorsalar
açılıyorlarsa
gelecek basit açılacağım açılacaksın açılacak açılacağız açılacaksınız açılacaklar
hikâye açılacaktım açılacaktın açılacaktı açılacaktık açılacaktınız açılacaktılar
rivayet açılacakmışım açılacakmışsın açılacakmış açılacakmışız açılacakmışsınız açılacakmışlar
şart açılacaksam açılacaksan açılacaksa açılacaksak açılacaksanız açılacaksalar
açılacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit açılayım açılasın açıla açılalım açılasınız açılalar
hikâye açılaydım açılaydın açılaydı açılaydık açılaydınız açılaydılar
rivayet açılaymışım açılaymışsın açılaymış açılaymışız açılaymışsınız açılaymışlar
şart
şart basit açılsam açılsan açılsa açılsak açılsanız açılsalar
hikâye açılsaydım açılsaydın açılsaydı açılsaydık açılsaydınız açılsaydılar
rivayet açılsaymışım açılsaymışsın açılsaymış açılsaymışız açılsaymışsınız açılsaymışlar
şart
gereklilik basit açılmalıyım açılmalısın açılmalı açılmalıyız açılmalısınız açılmalılar
hikâye açılmalıydım açılmalıydın açılmalıydı açılmalıydık açılmalıydınız açılmalıydılar
rivayet açılmalıymışım açılmalıymışsın açılmalıymış açılmalıymışız açılmalıymışsınız açılmalıymışlar
şart açılmalıysam açılmalıysan açılmalıysa açılmalıysak açılmalıysanız açılmalıysalar
açılmalılarsa
emir basit açıl açılsın açılın
açılınız
açılsınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit açılmadım açılmadın açılmadı açılmadık açılmadınız açılmadılar
hikâye açılmadıydım açılmadıydın açılmadıydı açılmadıydık açılmadıydınız açılmadıydılar
rivayet
şart açılmadıysam açılmadıysan açılmadıysa açılmadıysak açılmadıysanız açılmadıysalar
açılmadılarsa
belirsiz geçmiş basit açılmamışım açılmamışsın açılmamış açılmamışız açılmamışsınız açılmamışlar
hikâye açılmamıştım açılmamıştın açılmamıştı açılmamıştık açılmamıştınız açılmamıştılar
rivayet açılmamışmışım açılmamışmışsın açılmamışmış açılmamışmışız açılmamışmışsınız açılmamışmışlar
şart açılmamışsam açılmamışsan açılmamışsa açılmamışsak açılmamışsanız açılmamışsalar
açılmamışlarsa
geniş basit açılmam açılmazsın açılmaz açılmayız açılmazsınız açılmazlar
hikâye açılmazdım açılmazdın açılmazdı açılmazdık açılmazdınız açılmazdılar
rivayet açılmazmışım açılmazmışsın açılmazmış açılmazmışız açılmazmışsınız açılmazmışlar
şart açılmazsam açılmazsan açılmazsa açılmazsak açılmazsanız açılmazsalar
açılmazlarsa
şimdiki basit açılmıyorum açılmıyorsun açılmıyor açılmıyoruz açılmıyorsunuz açılmıyorlar
hikâye açılmıyordum açılmıyordun açılmıyordu açılmıyorduk açılmıyordunuz açılmıyordular
rivayet açılmıyormuşum açılmıyormuşsun açılmıyormuş açılmıyormuşuz açılmıyormuşsunuz açılmıyormuşlar
şart açılmıyorsam açılmıyorsan açılmıyorsa açılmıyorsak açılmıyorsanız açılmıyorsalar
açılmıyorlarsa
gelecek basit açılmayacağım açılmayacaksın açılmayacak açılmayacağız açılmayacaksınız açılmayacaklar
hikâye açılmayacaktım açılmayacaktın açılmayacaktı açılmayacaktık açılmayacaktınız açılmayacaktılar
rivayet açılmayacakmışım açılmayacakmışsın açılmayacakmış açılmayacakmışız açılmayacakmışsınız açılmayacakmışlar
şart açılmayacaksam açılmayacaksan açılmayacaksa açılmayacaksak açılmayacaksanız açılmayacaksalar
açılmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit açılmayayım açılmayasın açılmaya açılmayalım açılmayasınız açılmayalar
hikâye açılmayaydım açılmayaydın açılmayaydı açılmayaydık açılmayaydınız açılmayaydılar
rivayet açılmayaymışım açılmayaymışsın açılmayaymış açılmayaymışız açılmayaymışsınız açılmayaymışlar
şart
şart basit açılmasam açılmasan açılmasa açılmasak açılmasanız açılmasalar
hikâye açılmasaydım açılmasaydın açılmasaydı açılmasaydık açılmasaydınız açılmasaydılar
rivayet açılmasaymışım açılmasaymışsın açılmasaymış açılmasaymışız açılmasaymışsınız açılmasaymışlar
şart
gereklilik basit açılmamalıyım açılmamalısın açılmamalı açılmamalıyız açılmamalısınız açılmamalılar
hikâye açılmamalıydım açılmamalıydın açılmamalıydı açılmamalıydık açılmamalıydınız açılmamalıydılar
rivayet açılmamalıymışım açılmamalıymışsın açılmamalıymış açılmamalıymışız açılmamalıymışsınız açılmamalıymışlar
şart açılmamalıysam açılmamalıysan açılmamalıysa açılmamalıysak açılmamalıysanız açılmamalıysalar
açılmamalılarsa
emir basit açılma açılmasın açılmayın
açılmayınız
açılmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]

gözleri açılmak, kabak çiçeği gibi açılmak, ufuk açılmak, uykusu açılmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]