çanak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]çanak (belirtme hâli çanağı, çoğulu çanaklar)

- (mutfak eşyaları, kaplar) Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap.
- Oradaki sigara çanağından bir gelincik alıp yaktıktan sonra anlattı. - B. Felek
- (anatomi) göz çukuru.
- Kanlı çanaklarından fırlayan iri parlak gözleri, pek korkunç bakıyordu. - Ö. Seyfettin
- (bitki anatomisi) Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü.
- (coğrafya) Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
- (argo, anatomi) kıç
- Grup iken "kim çüker lan canavarı" diyenler, tek tabanca kalıp çanağı karanlığa vermeye tırsaklar.— 1998, Mehmet KARTAL, “Gayrimeşru Damarı: Haliç Efsanesi”, Öküz, 48. sayı, s. 36
Çekimleme
[düzenle]Ön ad
[düzenle]çanak
- (')
- (ölçü birimleri) bir çanağın alabildiği miktar
- Bir çanak da yerfıstığı getirmiş kendiliğinden, karanlıkta amerikan fıstığı sanarız umuduyla.— 2004, Pınar KÜR, Küçük Oyuncu, Everest Yayınları, s. 65
- (mecaz) Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik.
- O sayfaları hazırlayanlar karşımızdaki cephenin dolduruşuyla bir çanak anket düzenlediler. - R. Erduran}}
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]çanak ağızlı, çanak anten, çanak çömlek, çanak üzengi, çanak yalayıcı, çanak yaprak, Çanakkale, ayrı çanak yapraklılar, bitişik çanak yapraklılar, bülbül çanağı, çadır çanağı, çirişçi çanağı, dilenci çanağı, ışık çanağı, şarap çanağı
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kubbealtı Lugatı'nda "ÇANAK :"
- Nişanyan Sözlük'te: çanak.
- Aktunç, Hulki (2001). Büyük Argo Sözlüğü, YKY, İstanbul. ISBN 975-363-864-7
Kategoriler:
- Eski Türkçe kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede mutfak eşyaları
- Türkçede kaplar
- Türkçede anatomi
- Türkçede bitki anatomisi
- Türkçede coğrafya
- Türkçe argo
- Türkçe mecmuadan tanıklıklar
- Türkçe ön adlar
- Türkçede ölçü birimleri
- Türkçe kitaptan tanıklıklar