çanak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

(kap): Bir çanak

Köken[düzenle]

Eski Türkçe

Söyleniş[düzenle]

[düzenle]

çanak (belirtme hâli çanağı, çoğulu çanaklar)

  1. göz çukuru
    Kanlı çanaklarından fırlayan iri parlak gözleri, pek korkunç bakıyordu. — Ö. Seyfettin
  2. (bitki bilimi) çiçeğin en dış katmanını oluşturan yeşil yaprakların tümü
  3. (coğrafya) çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi
  4. (halk ağzı) kalça
  5. (kaplar, mutfak eşyaları, kaplar) metal, toprak v.s. malzemelerden yapılmış yayvan, çukurca kap
    Oradaki sigara çanağından bir gelincik alıp yaktıktan sonra anlattı. — B. Felek
  6. bir çanağın alabildiği miktar

Çekimleme[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ek okumalar[düzenle]

Ön ad[düzenle]

çanak (karşılaştırma daha çanak, üstünlük en çanak)

  1. göstermelik, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik, yalan yanlış
    O sayfaları hazırlayanlar karşımızdaki cephenin dolduruşuyla bir çanak anket düzenlediler. — R. Erduran

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. kulakları, çontuk, kesik, ebter

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

[1] Kap kacak
[2] Çanak
[3] Tuzluk ve tuzluğa benzer ağaçtan oyulmuş kap
[4] Kekez kimse
[5] Korkak
[6] Gevşek

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

çanak

[1] çanak

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe chyna

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.