çanak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA(anahtar): /t͡ʃa.ˈnak/
Heceleme: ça‧nak

Köken[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]

çanak (belirtme hâli çanağı, çoğulu çanaklar) -ğı

Vikipedi
çanak hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
(kap): Bir çanak
  1. (kaplar, mutfak eşyaları, kaplar) toprak, metal v.s. malzemelerden yapılmış yayvan, çukurca kap
    Oradaki sigara çanağından bir gelincik alıp yaktıktan sonra anlattı. - B. Felek
  2. (anatomi) göz çukuru
    Kanlı çanaklarından fırlayan iri parlak gözleri, pek korkunç bakıyordu. - Ö. Seyfettin
  3. (bitki bilimi) çiçeğin en dış katmanını oluşturan yeşil yaprakların tümü
  4. (coğrafya) çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi
  5. (halk ağzı) kalça
  6. bir çanağın alabildiği miktar

Çekimleme[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

çanak (karşılaştırma daha çanak, üstünlük en çanak)

  1. (mecaz) göstermelik, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik, yalan yanlış
    O sayfaları hazırlayanlar karşımızdaki cephenin dolduruşuyla bir çanak anket düzenlediler. - R. Erduran}}

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. kulakları, çontuk, kesik, ebter

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. kap kacak
  2. çanak
  3. tuzluk ve tuzluğa benzer ağaçtan oyulmuş kap
  4. kekez kişi
  5. Korkak
  6. kevşek

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe chyna

[düzenle]

çanak

  1. çanak

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.