korumak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

koruma + -k

Söyleniş[düzenle]

Eylem[düzenle]

korumak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi korur)

  1. bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak
    Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. - O. S. Orhon
  2. güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek
    Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu. - R. Enis
  3. tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek
    Yurdu korumak.
  4. tehlikeli, zararlı durumları önlemek
    İlaçla meyveleri korudu.
  5. bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek
    Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi.
  6. süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek
    Geleneklerini koruyorlar.
  7. karşılamak, denk gelmek
    Bu işin geliri masrafını korumaz.

Eş anlamlılar[düzenle]

Zıt anlamlılar[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]