korumak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

korumak -r

[1] bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. - O. S. Orhon
[2] güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek
Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu. - R. Enis
[3] tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek
Yurdu korumak.
[4] tehlikeli, zararlı durumları önlemek
İlaçla meyveleri korudu.
[5] bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek
Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi.
[6] süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek
Geleneklerini koruyorlar.
[7] karşılamak, denk gelmek
Bu işin geliri masrafını korumaz.

Köken[düzenle]

Türkçe:

Deyimler[düzenle]

formunu korumak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]