izlemek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Heceleme[düzenle]

Heceleme: iz·le·mek

Eylem[düzenle]

izlemek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi izler) -r

  1. birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek
    Babam kaşları çatılmış, başını sallayarak izliyor bizi. - A. Ümit
  2. zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak
    Geceyi gündüz izler.
  3. bir olayın gelişimini gözden geçirmek
    Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde izleyebilirsiniz. - S. Birsel
  4. eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak
    Televizyonu izlemek.
  5. belirli bir yönde gitmek
    Geç vakit hayvanla, Deliçay'ı izleyip gidiyordum. - H. E. Adıvar
  6. gözlemek, incelemek
    Çocuk kuşu gözleriyle izledi.
  7. belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek
    Bu üretim politikasını izleyeceğiz.
  8. bir şeye uymak, bağlı olmak
    Modayı izlemek.
  9. herhangi bir olayla ilgilenmek
    Çeşitli siyasi olaylar karşısındaki tepki ve düşüncelerini dolaylı da olsa izleyebiliyordum. - H. Taner

Çeviriler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. piy, tecessüs etmek