izlemek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

izlemek -r

[1] birinin veya bir şeyin arkasından gitmek
[2] sıra, süre, zaman v.s. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak
[3] bir olayın gelişimini gözden geçirmek
[4] eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak
[5] belirli bir yönde gitmek
[6] gözlemek, incelemek
[7] belirli bir davranış, fikir veya tutumu kabullenmek
[8] bir şeye uymak, bağlı olmak
[9] herhangi bir olayla ilgilenmek

Heceleme[düzenle]

Heceleme: iz·le·mek

Eş anlamlılar[düzenle]

[1] takip etmek
[4] seyretmek

Eş anlamlılar[düzenle]

[1–9] izlememek

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] Babam kaşları çatılmış, başını sallayarak izliyor bizi. - A. Ümit
[2] Geceyi gündüz izler.
[3] Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde izleyebilirsiniz. - S. Birsel
[4] Televizyon izlemek onun biricik meşgâlesi idi.
[5] Geç vakit hayvanla Deliçay'ı izleyip gidiyordum. - H. E. Adıvar
[6] Çocuk kuşu gözleriyle tâ kaybolana kadar izledi.
[7] Bu üretim politikasını izleyeceğiz.
[8] Modayı izlemektedir.
[9] Çeşitli siyasî olaylar karşısındaki tepki ve düşüncelerini dolaylı da olsa izleyebiliyordum. - H. Taner

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1–9] izleyebilmek, izlenmek, izletmek

Köken[düzenle]

Türkçe: izleme + -k , iz + -lemek

Kaynakça[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] piy, tecessüs etmek