alt

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

alt -tı

[1] bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor." - Z. O. Saba
[2] bir nesnenin tabanı
Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. - O. C. Kaygılı
[3] oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü
Altına sandalye çekmek.
[4] bir şeyin yere yakın bölümü
[5] birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun

Deyimler[düzenle]

[1] alt etmek, altı kaval üstü şeşhane, altında kalmamak, altından çapanoğlu çıkmak, altından girip üstünden çıkmak, altından kalmak, altını çizmek, altını üstüne getirmek, altlı üstlü, altta kalanın canı çıksın, alttan almak, alttan alta, alt tarafı, alt üst etmek, alt üst olmak

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "alt"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Alt değirmen güçlü akar
Yetişemediğin köyün alt tarafında yat

Ön ad[düzenle]

[1] sınıflamalarda ikinci derecede olan
Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.
[2] birkaç şeyden aşağıda olan, altlı
Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. - H. Taner

====Türk lehçeleri====

Çeviriler[düzenle]

Almanca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] yaşlı
[2] eski

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] Alt

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] alt

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe: al-t

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki