aşırmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]aşırmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi aşırır)

- Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek; aşırtmak
- 2014: Nalân KİRAZ, 2014 Gölgeli Konak, sayfa 9 , Alakarga Sanat Yayınları
- "Kim attı süvariyi atından aşırıp bu karaların karası dipsiz çukura?"
- 2014: Nalân KİRAZ, 2014 Gölgeli Konak, sayfa 9 , Alakarga Sanat Yayınları
- (argo, suç) Başkasına ait bir şeyi izinsiz olarak almak
- "Borcunu ödeyemeyecek fakat bavulunu oradan nasıl aşırabilecekti?" -
- Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak
- "Padişahı aralarına aldılar ve harem kapısından içeriye aşırdılar." - Necip Fazıl Kısakürek
- (edebiyat) Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek; intihal yapmak
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "aşırmak" maddesi