İçeriğe atla

aşırmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

aşırmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi aşırır)

Köprü, araçları nehrin üstünden aşırıyor (1)
  1. Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek; aşırtmak
    • Kim attı süvariyi atından aşırıp bu karaların karası dipsiz çukura?
      — 2014, Nalân KİRAZ, Gölgeli Konak, Alakarga Sanat Yayınları, s. 9
  2. (argo, suç) Başkasına ait bir şeyi izinsiz olarak almak
    • "Borcunu ödeyemeyecek fakat bavulunu oradan nasıl aşırabilecekti?" -
  3. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak
    • "Padişahı aralarına aldılar ve harem kapısından içeriye aşırdılar." - Necip Fazıl Kısakürek
  4. (edebiyat) Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek; intihal yapmak

Çekimleme

[düzenle]
aşırmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit aşırdım aşırdın aşırdı aşırdık aşırdınız aşırdılar
hikâye aşırdıydım aşırdıydın aşırdıydı aşırdıydık aşırdıydınız aşırdıydılar
rivayet — — — — — —
şart aşırdıysam aşırdıysan aşırdıysa aşırdıysak aşırdıysanız aşırdıysalar
aşırdılarsa
belirsiz geçmiş basit aşırmışım aşırmışsın aşırmış aşırmışız aşırmışsınız aşırmışlar
hikâye aşırmıştım aşırmıştın aşırmıştı aşırmıştık aşırmıştınız aşırmıştılar
rivayet aşırmışmışım aşırmışmışsın aşırmışmış aşırmışmışız aşırmışmışsınız aşırmışmışlar
şart aşırmışsam aşırmışsan aşırmışsa aşırmışsak aşırmışsanız aşırmışsalar
aşırmışlarsa
geniş basit aşırırım aşırırsın aşırır aşırırız aşırırsınız aşırırlar
hikâye aşırırdım aşırırdın aşırırdı aşırırdık aşırırdınız aşırırdılar
rivayet aşırırmışım aşırırmışsın aşırırmış aşırırmışız aşırırmışsınız aşırırmışlar
şart aşırırsam aşırırsan aşırırsa aşırırsak aşırırsanız aşırırsalar
aşırırlarsa
şimdiki basit aşırıyorum aşırıyorsun aşırıyor aşırıyoruz aşırıyorsunuz aşırıyorlar
hikâye aşırıyordum aşırıyordun aşırıyordu aşırıyorduk aşırıyordunuz aşırıyordular
rivayet aşırıyormuşum aşırıyormuşsun aşırıyormuş aşırıyormuşuz aşırıyormuşsunuz aşırıyormuşlar
şart aşırıyorsam aşırıyorsan aşırıyorsa aşırıyorsak aşırıyorsanız aşırıyorsalar
aşırıyorlarsa
gelecek basit aşıracağım aşıracaksın aşıracak aşıracağız aşıracaksınız aşıracaklar
hikâye aşıracaktım aşıracaktın aşıracaktı aşıracaktık aşıracaktınız aşıracaktılar
rivayet aşıracakmışım aşıracakmışsın aşıracakmış aşıracakmışız aşıracakmışsınız aşıracakmışlar
şart aşıracaksam aşıracaksan aşıracaksa aşıracaksak aşıracaksanız aşıracaksalar
aşıracaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit aşırayım aşırasın aşıra aşıralım aşırasınız aşıralar
hikâye aşıraydım aşıraydın aşıraydı aşıraydık aşıraydınız aşıraydılar
rivayet aşıraymışım aşıraymışsın aşıraymış aşıraymışız aşıraymışsınız aşıraymışlar
şart — — — — — —
şart basit aşırsam aşırsan aşırsa aşırsak aşırsanız aşırsalar
hikâye aşırsaydım aşırsaydın aşırsaydı aşırsaydık aşırsaydınız aşırsaydılar
rivayet aşırsaymışım aşırsaymışsın aşırsaymış aşırsaymışız aşırsaymışsınız aşırsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit aşırmalıyım aşırmalısın aşırmalı aşırmalıyız aşırmalısınız aşırmalılar
hikâye aşırmalıydım aşırmalıydın aşırmalıydı aşırmalıydık aşırmalıydınız aşırmalıydılar
rivayet aşırmalıymışım aşırmalıymışsın aşırmalıymış aşırmalıymışız aşırmalıymışsınız aşırmalıymışlar
şart aşırmalıysam aşırmalıysan aşırmalıysa aşırmalıysak aşırmalıysanız aşırmalıysalar
aşırmalılarsa
emir basit — aşır aşırsın — aşırın
aşırınız
aşırsınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit aşırmadım aşırmadın aşırmadı aşırmadık aşırmadınız aşırmadılar
hikâye aşırmadıydım aşırmadıydın aşırmadıydı aşırmadıydık aşırmadıydınız aşırmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart aşırmadıysam aşırmadıysan aşırmadıysa aşırmadıysak aşırmadıysanız aşırmadıysalar
aşırmadılarsa
belirsiz geçmiş basit aşırmamışım aşırmamışsın aşırmamış aşırmamışız aşırmamışsınız aşırmamışlar
hikâye aşırmamıştım aşırmamıştın aşırmamıştı aşırmamıştık aşırmamıştınız aşırmamıştılar
rivayet aşırmamışmışım aşırmamışmışsın aşırmamışmış aşırmamışmışız aşırmamışmışsınız aşırmamışmışlar
şart aşırmamışsam aşırmamışsan aşırmamışsa aşırmamışsak aşırmamışsanız aşırmamışsalar
aşırmamışlarsa
geniş basit aşırmam aşırmazsın aşırmaz aşırmayız aşırmazsınız aşırmazlar
hikâye aşırmazdım aşırmazdın aşırmazdı aşırmazdık aşırmazdınız aşırmazdılar
rivayet aşırmazmışım aşırmazmışsın aşırmazmış aşırmazmışız aşırmazmışsınız aşırmazmışlar
şart aşırmazsam aşırmazsan aşırmazsa aşırmazsak aşırmazsanız aşırmazsalar
aşırmazlarsa
şimdiki basit aşırmıyorum aşırmıyorsun aşırmıyor aşırmıyoruz aşırmıyorsunuz aşırmıyorlar
hikâye aşırmıyordum aşırmıyordun aşırmıyordu aşırmıyorduk aşırmıyordunuz aşırmıyordular
rivayet aşırmıyormuşum aşırmıyormuşsun aşırmıyormuş aşırmıyormuşuz aşırmıyormuşsunuz aşırmıyormuşlar
şart aşırmıyorsam aşırmıyorsan aşırmıyorsa aşırmıyorsak aşırmıyorsanız aşırmıyorsalar
aşırmıyorlarsa
gelecek basit aşırmayacağım aşırmayacaksın aşırmayacak aşırmayacağız aşırmayacaksınız aşırmayacaklar
hikâye aşırmayacaktım aşırmayacaktın aşırmayacaktı aşırmayacaktık aşırmayacaktınız aşırmayacaktılar
rivayet aşırmayacakmışım aşırmayacakmışsın aşırmayacakmış aşırmayacakmışız aşırmayacakmışsınız aşırmayacakmışlar
şart aşırmayacaksam aşırmayacaksan aşırmayacaksa aşırmayacaksak aşırmayacaksanız aşırmayacaksalar
aşırmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit aşırmayayım aşırmayasın aşırmaya aşırmayalım aşırmayasınız aşırmayalar
hikâye aşırmayaydım aşırmayaydın aşırmayaydı aşırmayaydık aşırmayaydınız aşırmayaydılar
rivayet aşırmayaymışım aşırmayaymışsın aşırmayaymış aşırmayaymışız aşırmayaymışsınız aşırmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit aşırmasam aşırmasan aşırmasa aşırmasak aşırmasanız aşırmasalar
hikâye aşırmasaydım aşırmasaydın aşırmasaydı aşırmasaydık aşırmasaydınız aşırmasaydılar
rivayet aşırmasaymışım aşırmasaymışsın aşırmasaymış aşırmasaymışız aşırmasaymışsınız aşırmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit aşırmamalıyım aşırmamalısın aşırmamalı aşırmamalıyız aşırmamalısınız aşırmamalılar
hikâye aşırmamalıydım aşırmamalıydın aşırmamalıydı aşırmamalıydık aşırmamalıydınız aşırmamalıydılar
rivayet aşırmamalıymışım aşırmamalıymışsın aşırmamalıymış aşırmamalıymışız aşırmamalıymışsınız aşırmamalıymışlar
şart aşırmamalıysam aşırmamalıysan aşırmamalıysa aşırmamalıysak aşırmamalıysanız aşırmamalıysalar
aşırmamalılarsa
emir basit — aşırma aşırmasın — aşırmayın
aşırmayınız
aşırmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]