zor

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın zor zorlar
Belirtme (-i) zoru zorları
Yönelme (-e) zora zorlara
Bulunma (-de) zorda zorlarda
Çıkma (-den) zordan zorlardan
Tamlayan zorun zorların

zor -ru

[1] sıkıntı, güçlük, rahatsızlık
Dün gece bütün sinirlerimi bir kâbus işkencesinin zoru altına koyan buhranlı saatler yaşadım. - E. İ. Benice
[2] yüküm, mecburiyet
Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. - N. Cumalı
[3] baskı
Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. - M. Ş. Esendal

Köken[düzenle]

[1] Farsça:

Yazılışlar[düzenle]

زور

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "zor"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Belirteç[düzenle]

[1] güçlükle
El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı. - H. Taner

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
Sabır güzel, faydalı fakat zor şeydir. - B. Felek

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ünlem[düzenle]

[1] yapamazsın" [[analam|anlamında kullanılan bir söz

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] zor

Köken[düzenle]

[1] Farsça:

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] sıkıntılı, güçlük

Eş anlamlılar[düzenle]

[1] qıyın

Atasözleri[düzenle]

Parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zor
Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar
Zor oyunu bozar

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki