İçeriğe atla

sızdırmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

sızdırmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sızdırır)

Motorsikletin aksamı, yağ sızdırmış (1)
Adamlar balı sızdırmış (4)
  1. Azar azar akıtmak; sızırmak.
  2. Sızmasına yol açmak, sarhoş edip uyutmak.
    • Son kadeh adamı sızdırdı.
  3. bir haberi veya sırrı duyurmak, yaymak
    • 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 36 , Can Sanat Yayınları
      "Doktorumun yüzünde ilk defa keder sızdırmayan, dümdüz bir gülüş gördüm o gün."
  4. Bal, yağ vb.ni eritip süzerek temiz bir duruma getirmek; sızırmak.
  5. (mecaz) Gizlice sokmak.
    • "Böyleyken efendilerini bırakmadılar ve onu iç kapıdan içeri sızdırdılar." - Necip Fazıl Kısakürek


Kaynakça

[düzenle]

Türk Dil Kurumuna göre "sızdırmak" maddesi