iyi

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi ایو(eyü) < Eski Anadolu Türkçesi eygü‎ < Eski Türkçe 𐰓𐰏𐰇(edgü) sözcüğünden < Proto Türkçe *ed-gü (fevkalade, iyi) < *ed (şey, mal)

Söyleniş[düzenle]

  • Heceleme: i‧yi

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[düzenle]

iyi (belirtme hâli iyiyi, çoğulu iyiler)

  1. (öğretim) öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not

Çeviriler[düzenle]

Belirteç[düzenle]

iyi

  1. istenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde
    Bunun çocukları iyi çıktıkları için ölünceye kadar babalarına bakmışlar. - M. Ş. Esendal

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
iyi daha iyi en iyi
  1. istenilen, beğenilen vasıfları taşıyan, beğenilecek şekilde olan
    Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. - F. R. Atay
    Çoğu zaman "iyi huylu insan" diyeceğimize kısaca "iyi insan" deriz. Halbuki huyu, karakteri iyi olan, her zaman ahlâken iyi değildir.
  2. bol, çok, aşırı
    İyi yağmur yağdı.
  3. hayırlı, iyilik, uğurlu haber getiren
    İyi haberi getirince sevincimden alnından öptüm.
  4. sağlıklı, sıhhatli
    İyi ve sıhhatli olduğumu bildirebilirsiniz. - N. F. Kısakürek
  5. münasip, uygun, yerinde
    İyi cevap!
  6. doğru olan
    İyisi bu işe karışmamaktır.
  7. yeterli, yetecek miktarda olan
    Bu yün, hırka için iyidir.

Atasözleri[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynaklar[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "iyi"