iğne
Görünüm
| Ayrıca bakınız: igne |
Türkçe
[düzenle]

Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi ایگنه (iğne) sözcüğünden devralındı, Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (yigne).
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]iğne (belirtme hâli iğneyi, çoğulu iğneler), sahiplik şekli iğne -si
- (aletler, dikiş) dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç
"Nasıl olduğunu bir göster de usta olduğunu biz de görelim", diyerek misafirin eline, iplik geçirdiği iğneyi tutuşturuverirmiş. — Sâmiha Ayverdi
- (zooloji) bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ
- İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç
- Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka v.s. yerlerine taktıkları süs eşyası
- toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli türü
- (araçlar) bazı araçların ucu sivri parçaları
- (balıkçılık) oltanın ucundaki küçük çengel.
- Stelyanos yarın balığa gidecekti. Çaparının hindi tüylerini düzeltiyor; kopmuş, çürümüş misinaları tamir ediyor, paslı iğneleri değiştiriyordu.— 1936, Sait Faik Abasıyanık, “Stelyanos Hrisopulos Gemisi”, Varlık, 61. sayı
- (bitki anatomisi) bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık
- (tıp) kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru şeklinde, ucu keskin metal araç, enjektjör
- (mecaz) Dokunaklı söz
- (mecaz, ölçü birimleri) Hiç yoksa, çok küçük miktarda
- Sinemacıların bıraktığı paradan Şükran'a iğne bile almadığını hatırladı.— 2014, Ayfer TUNÇ, Dünya Ağrısı, Can Sanat Yayınları, s. 163
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]- eski kaçmış; iğne iplik geri getirmiş,
- terziye göç demişler, iğnem başımda demiş,
- iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır,
- iğne atsan yere düşmez,
- iğne yutmuş maymuna dönmek,
- bir iğne bir iplik kalmak,
- iğne yutmuş ite dönmek,
- önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele
- samanlıkta iğne aramak,
- iğne üstünde oturmak,
- iğne ile kuyu kazmak,
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]iğne ardı, iğne deliği, iğne oyası, iğne yaprak, iğne yastığı, iğneyurdu, iğneden ipliğe, çatal iğne, çatallı iğne, çengelli iğne, kancalı iğne, karaiğne, mıknatıslı iğne, toplu iğne, ağ iğnesi, çengel iğnesi, çobaniğnesi, deniziğnesi, dikiş iğnesi, hanım iğnesi, insülin iğnesi, kravat iğnesi, olta iğnesi, şeytaniğnesi, yaka iğnesi, yelken iğnesi, yılaniğnesi, yorgan iğnesi
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de iğne
Kategoriler:
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Osmanlı Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Eski Türkçe söz türlerinde anadil isteniyor
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede aletler
- Türkçede balıkçılık
- Türkçe mecmuadan tanıklıklar
- Türkçede bitki anatomisi
- Türkçede tıp
- Türkçede ölçü birimleri
- Türkçe kitaptan tanıklıklar