tür
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Heceleme
[düzenle]- Heceleme: tür
Ad
[düzenle]tür (belirtme hâli türü, çoğulu türler)

- Aynı çeşit varlıklar veya nesneler içinde ortak özellikleri bulunanların her biri; soy, cins, kabîl
- "Bir okuyucu için rahat okuma hissi veren yazı türleri bir başka okuyucu için sıkıcı olabilir." - Muhsin Kadıoğlu
- (biyoloji) Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm; zümre, janr
- "Türkiye’de bazı bitki türleri çok eski tarihlerden beri hastalıklara karşı ilaç olarak kullanılmaktadır." - Turhan Baytop
- (felsefe) Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram
- Parça bütünün, cins türün yerine geçti mi daralma olur. Hayvan canlı varlık karşısında türdür, aslan karşısında cinstir.
- (edebiyat) Eserlerin biçim ve içerik yönüyle ayrıldıkları bölümlerden her biri.
Ön ad
[düzenle]tür (belirtme hâli türü, çoğulu türler)
- türlü
- "Böyle bir araştırmayı bana öyle geliyor ki işte bu tip, bu tür politikacılar ve bu tür politikanın uydusu olmaktan bir şeyler umanlar istememektedir." - Tarık Buğra
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "tür" maddesi
Kazakça
[düzenle]Ad
[düzenle]tür
- tür