küçük

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2009 yılında
7. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: kyˈt͡ʃyc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: kü·çük

Köken[düzenle]

Eski Türkçe کوچوک

[düzenle]

küçük (belirtme hâli küçüğü, çoğulu küçükler) -ğü

  1. (din) küçük abdest
  2. makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse

Çeviriler[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Ön ad[düzenle]

küçük (karşılaştırma daha küçük, üstünlük en küçük)

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
küçük daha küçük en küçük
  1. boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı
    Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı. - A. Kutlu
  2. yaşı daha az olan
    Zaten galiba en küçük oğlun ölümcül bir hastalığı olduğuna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk. - A. Ağaoğlu
  3. niceliği az olan
    Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum. - S. F. Abasıyanık
  4. niteliği aşağı olan
    Küçük adam.
  5. geri aşamada
    Küçük bir memur.
  6. değersiz, önemsiz
    Bu iyi, temiz, sıhhatli küçük insanların uykusu bambaşka bir şey. - S. F. Abasıyanık
  7. kısık, parlak olmayan
    Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi. - R. H. Karay

Söyleniş[düzenle]

IPA: kyˈt͡ʃyc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: kü·çük

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

küçük

[1] küçük

Köken[düzenle]

Eski Türkçe کوچوک (kiçik, kiçük, küvüç)