küçük

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi کوچوک‎, o da Eski Türkçe kiçik(kiçik).

Söyleniş[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[düzenle]

küçük (belirtme hâli küçüğü, çoğulu küçükler)

  1. makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse
  2. (İslâm) küçük abdest

Çekimleme[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

küçük (karşılaştırma daha küçük, üstünlük en küçük)

  1. boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro
    Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı. - A. Kutlu
  2. değersiz, ehemmiyetsiz, kıymetsiz, önemsiz
    Bu iyi, temiz, sıhhatli küçük insanların uykusu bambaşka bir şey. - S. F. Abasıyanık
  3. geri aşamada
    Küçük bir memur.
  4. kısık, parlak olmayan
    Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi. - R. H. Karay
  5. niteliği aşağı olan
    Küçük adam.
  6. niceliği az olan
    Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum. - S. F. Abasıyanık
  7. yaşı daha az olan
    Zaten galiba en küçük oğlun ölümcül bir hastalığı olduğuna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk. - A. Ağaoğlu

Atasözleri[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe kiçik(kiçik).

Söyleniş[düzenle]

  • Heceleme: kü‧çük

Ön ad[düzenle]

küçük

  1. küçük